Bu hafta izlenebilecek filmler

06 September 2013 Friday, 18:50

Polis ortaklar bu kez ölülerin peşinde
Tattoo” ile dikkat çektikten sonra “Flightplan”le Hollywood’da çalışmaya başlayan Alman yönetmen Robert Schwentke’nin yeni filmi “Ölümsüz Polisler”, bir çizgi roman uyarlaması.
Peter M. Lenkov’un “Rest in Peace Department” adlı çizgi romanından uyarlanan filmde, ortağı Hayes tarafından öldürülen polis Nick,
öbür dünyadaki bir polis teşkilatının varlığını öğrenir. Bu teşkilatın işi, ölü olmalarına rağmen dünyada kalan suçluları bulup öbür dünyaya geri postalamaktır. Nick’in yeni ortağı Vahşi Batı’da yaşamış eksantrik kanun adamı Roy olur. Ortaklar iki dünyanın da dengesini bozacak büyük bir felaketi engellemeye çalışacaktır.

Komedi ağırlıklı

Polis ortaklara odaklanan yapımlarla fantastiği bir araya getiren; aksiyon sahnelerine sahip olsa da komediye ağırlık veren “Ölümsüz Polisler” çoğunlukla klişelere dayanıyor. Filmin tek ilgi çekici yönü ve en kuvvetli karakteri, Bridges’in canlandırdığı Roy… Ancak Bridges düzeyinde bir aktörün yeteneklerine sırtını yaslayan bu karakterin varlığı bile filmin tahmin edilebilirliğini değiştirmiyor ve tekrarlanan esprilerin kabak tadı vermesini engelleyemiyor.
“Ölümsüz Polisler”, devam filmlerine göz kırpan finaline rağmen ABD gişesinde yaşadığı hayal kırıklığının ardından herhalde ‘ölümsüz polisleri’ ebediyete kadar öbür dünyaya gönderecek.

Bol ödüllü bir ilk film

Kısa filmleri ve belgeselleriyle filmleriyle tanınan Belmin Söylemez’in geçen yıl İstanbul Film Festivali’nde ulusal yarışmada yer alan ilk kurmaca filmi “Şimdiki Zaman”, başrolündeki Sanem Öge’ye En İyi Kadın Oyuncu Ödülü getirdi ve festival yolculuğuna övgüler ve ödüllerle devam etti.
Mina (Öge), İstanbul’da yaşar ama en büyük hedefi yeterli parayı biriktirip Amerika’ya yerleşmektir. İş bulamayınca, sonunda kahve falı bakarak geçinmeye başlar.
Söylemez, ilk kurmaca filmlerde ender bulunan kendisine özgü bir doku kurabildiği “Şimdiki Zaman”da karakterle ilgili az bilgi vermeyi seçiyor. Ama Mina izleyiciyle ilişkisini geçmişiyle veya bilgiyle değil, ruh halini yansıtmayı başaran Söylemez ve Öge’nin isabetli seçimleriyle kurabiliyor ki, böylesi çok daha değerli. “Şimdiki Zaman” mutlaka görülmeli.

1960’lardan bir büyüme öyküsü
Ünlü İngiliz yönetmen Sally Potter, yeni filmi “Bir Hayalimiz Vardı / Ginger & Rosa”da dönem olarak 1960’ları seçiyor ve Ginger ve Rosa’nın büyüme öyküsüne odaklanıyor.
Rosa (Alice Englert) ve Ginger (Elle Fanning) çocukluklarından beri ayrılmaz bir ikilidir. Ancak ergenlik dönemlerine girdiklerinde Ginger, Soğuk Savaş tehdidinden etkilenip kendisini sol bir politik bir mücadelenin içinde bulurken, Rosa ikisinin arkadaşlığını kökünden etkileyecek bir seçim yapar.
Potter, Ginger’ın sürekli tekrarlanan politik kaygılarının beylik olması dışında bir kusuru bulunmayan bir filme imza atıyor. Ailene benzememek gibi ergenliğe özgü kafa karışıklıklarının zamansızlığını, 1960’ların hiçbir döneme benzemeyen politik atmosferinin özgünlüğüyle birleştiriyor. Sonuç her yaştan izleyiciyle bağ kurmakta zorlanmayacak ama dönemle ilgili de çok şey söyleyen, her anıyla ilgi çekici bir büyüme öyküsü… Englert ile Fanning’in performanslarının gücüne Potter’ın sinema dili belirgin yönetmenlik şovu eklenince yılın en iyi filmlerinden biriyle karşılaşıyoruz.

İyimser bir müzikal
2011 yapımı dram “Yaşam Savaşı / La guerre est declaree” filmiyle dikkat çeken Fransız aktris ve yönetmen Valerie Donzelli’nin yeni filmi “El Ele / Main dans la main” bir müzikal. Filmde, Paris operasında aynaları monte eden Joachim, burada bale hocası Helene’le tanışır. İkili birbirine âşık olur. İzleyen eleştirmenlerin iyimserliğini kaybetmeyen bir müzikal olarak tanımladığı filmin başrollerinde Valerie Lemercier ve Jeremie Elkaim bulunuyor.

Ünlü vaka korku malzemesi
“Deep Blue Sea” ve “Die Hard 2” gibi gişe filmlerine imza atan Finlandiyalı yönetmen Renny Harlin, yeni filmi “Şeytan Geçidi / The Dyatlov Pass Incident”ta korku türüne el atıyor. Gemma Atkinson, Matt Stokoe ve Richard Reid’in rol aldığı filmde, 1959’da Rusya’da dağlarda kayarken gizemli bir şekilde ölen dokuz dağcının ölümlerini günümüzde bir grup Amerikalı öğrenci araştırıyor.

Fransa’dan romantik komedi
Fransa yapımı romantik komedi “Son Moda Aşk / 20 ans d’ecart”, yıllar boyunca işinde yükselmek için aşk hayatını ihmal etmiş Alice’in (Virginie Efira) uçakta tanıştığı öğrenci Balthazar’la (Pierre Niney) yaşadığı aşkı konu alıyor. Yönetmen koltuğunda David Moreau oturuyor.

 25 ülkede geçen belgesel

“Baraka”nın (1992) yönetmeni Ron Fricke’ın uzun bir aradan sonra çektiği belgesel “Samsara”, 25 ülkede 5 yılda çekilmiş bir film. Filmin ismi Sanskritçede doğanın sonsuz döngüsü anlamına geliyor ve film izleyicisini kutsal topraklardan felaket bölgelerine, doğa harikalarından endüstrileşmenin en yoğun olduğu bölgelere davet ediyor.

Ölüm döşeğinde aşk ilanı

AItor Mazo ve Patxo Telleria’nın yönettiği İspanyol romantik komedisi “Ölümsüz Aşk / Bypass”da Itziar Atienza, Sara Cozar ve Barbara Goenaga rol alıyor. Film, ölüm döşeğindeki yakın arkadaşının kendisine âşık olduğunu öğrenen bir adamın yaşadığı açmazı konu alıyor.

 

NİL KURAL

Bir önceki yazımız olan Yaşar Kemal'e büyük onur başlıklı makalemizde ermeni, ermenistan kültür bakanı ve krikor naregatsi hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz