Bol hayvanlı tatil

17 August 2013 Saturday, 22:42

Datça; şahane denizi, koyları, kabak çiçeği dolması, bademli patlıcan kızartması, rakısı, birası, sonsuz midye dolmasının yanında bolca hayvanlı ve yine çok güzeldi

Bayram tatili için Datça’daydım. Her zaman olduğu gibi sitedeki kedi ailesi, kısa süre sonra kapıda belirdi.(Her gittiğimde onları günde beş sefer yedirip şok bir şekilde kilo almalarına çalışırım.)
Ama bu kez Datça’da sadece kediler yoktu. Bir kere sitede köpekler peydah olmuş. Genelde kedilere yemek yedirmiyorlar diye alıştırmaktan çekinirdim ama bunlar zaten alışmışlardı. Her gece yemek yiyip, süt içmeye geldiler. Hatta içerinden biri, bir husky kırması (O sıcakta husky olmayı düşünün!) 2-3 gün ayrılmadı kapıdan.
Sonra kirpi ailesi geldi ziyaretime. Hem de yavrusuyla. O kadar minikti ki tabağa yetişemiyordu neredeyse… Yalnız ne kadar gürültülü yemek yiyorlar, inanılmaz…
Asıl sürprizse Kargı Koyu’ndaki sıpaydı. Biraç haftalık, irice bir köpek kadar neredeyse. Bağlamışlar boynundan, güneşin altında duruyor. Yanına gidince hemen insana sokuluyor, kafasını dayıyor. Hiç sıpa görmemiştim, yani bu kadar yakından.
Tabii güneşin altında olduğu için sahibini aramak, hayvanı gölgeye çekmek vs gibi atılımlarım oldu. Eğer o taraflarda öğlen sıcağında peşinde sıpayla dolanan birine rastladıysanız o bendim.
Yani Datça, şahane denizi, koyları, kabak çiçeği dolması, bademli patlıcan kızartması, rakısı, birası, mangalda kaya levreği ve sonsuz midye dolmasının yanında bolca hayvanlı ve yine çok güzeldi.
Ancak Datça’nın hayvansever bir yer olduğunu söyleyemem. Hatta bilakis… O sıcağa rağmen hiçbir yerde su kabı yoktu.(Geçen sene bir tek yerde rastlamıştım onun da içine sigara izmariti atılmıştı.) Ve önceki gün okuduğum “kimliği belirsiz bir kişi tarafından satırla öldürülen köpek” haberinde de olay yeri yine Datça’ydı.

OSCAR
Birkaç gün önce Twitter’da bir ilan dolaştı, ekinde denizin içinde oturmuş bir köpek fotoğrafı… Bodrum Gümüşlük’te, teknelerden birinden bırakılmış meğer. Sahibini bekliyor. Neyse ki fark edenler olmuş, Oscar koymuşlar, sahip arıyorlardı. Mutlu haberi pazar günü gördüm. Oscar yuva bulmuş, yeni bir ailesi olmuş. Ama tüm terk edilenler onun kadar şanslı olmuyor. Barınaklar, sokaklar hevesle alınıp vazgeçilen hayvanlarla dolu. O yüzden iyi düşünmek ve petshoplardan satın almak yerine sahipsiz canlardan birine şans vermek gerekiyor.

Bir önceki yazımız olan “Neden Romanlar da bir dünya markası olmasın ki?” başlıklı makalemizde roma merket projesi, roman ve romen hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz