Birkaç yıldır Bodrum’a gidemiyoruz

Birkaç yıldır Bodrum’a gidemiyoruz, bu gidişle gideceğimiz yok!
Onun için gidenlerden, sorup haber alıyoruz. Yahşi yalıdan hiç habersiz kalmayız.
Şair Hilmi Yavuz yaz tatilinde uzun bir süre Yahşi’de kalır, “Uzatmalı Hasan’ın oğlu Dursun“dan hep haber gelir, “Kefal” de oradaymış.
Geçenlerde Erdal Dumanlı bir deste fotoğrafla Bodrum’dan geldi, fotoğrafları uzattı “Bak bu fotoğrafı tanıdın mı?”
Biraz daha dikkatle baktık, aradık taradık:
“Burası galiba Akyarlar!” dedik.
Akyarlar’dan da haber bekleriz ama, bu nasıl Akyarlar!..
Erdal Dumanlı orada kalıyor…
***
Hayret ettiğimizi görünce anlattı:
“Eskilerde gittiğimiz Akyarlar’dan artık eser yok. Bodrum’un en güzel plajlarından birisi olan Akyarlar’ı görmeniz lazım. Rantın girdiği her yer gibi, Akyarlar’a da Allah rahmet eylesin. O güzelim kumsal artık beton ve beton yolun deniz tarafı da deniz üzerine uzanmış cafe ve restaurantlar. Son 5-6 yıldır bozuldukça bozuldu.
Belediyeye sorduğumuzda; denizin Milli Emlak’a kiralandığı söyleniyor.
Kabul ama kiralanan denizin üzerindeki yapılaşma Turgutreis Belediyesi’nin izni olmadan nasıl olur.
Başbakanımız herkese çatıyor fakat devletin müsamahası olmadan bu hale nasıl gelir. Nitekim, son 5-6 yıldaki bozulmada devletin ve hükümetin rolü yok mu? Turgutreis’te belediye laf olsun diye var, belediye hizmetleri dışında hizmet yapıyorlar. Bu plajda halkın oturacağı, havlusunu koyup denize gireceği 1 metre kare yer bulamazsınız. Şezlonglar denize kadar olan kumsalı kaplamış durumdadır. Zabıtalar, laf olsun diye gelip, şezlongları biraz geriye çektiriyorlar, arkalarını döner dönmez hepsi aynı yere geri geliyor. Danışıklı dövüş.
Dileğimiz, 14 Mart 2014’ten itibaren bağlanacağı Bodrum Belediyesi’nin bu konulara eğilmesidir.”
***
Vah vah ne hale gelmiş Akyarlar?
Sokaklar pislik içindeymiş, inşaat atıkları ile doluymuş, fosseptikler günlük yaşamın parçası…
Ya belediye?
Turgutreis Belediyesi CHP’lidir.
Erdal Dumanlı’nın da tanımadığı yoktur, eş, dost, arkadaş ve de Kabataşlı.
Mesela, CHP Genel Başkan Vekili Faruk Loğoğlu, gençlik ve okul arkadaşıdır.
Onu da arar, Loğoğlu da, yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Güney ile konuşur, Erdal Dumanlı aranacaktır.
Ne yazık ki, bu görüşme hiç temin edilemez!
Bir, üç, beş kaç kere arar, bir sonuç çıkmaz.
Bir telefona dahi cevap verilmez…
Kusura kalmasınlar, CHP biraz da budur, halkın partisinde, halktan kopuk bir partidir. “Halk” kelimesi partinin halkçı olmasına yetmez.
Sonra sorarlar:
“Niye böyle?”
İşte böyle…

Bir önceki yazımız olan Bir kıvılcım yeter başlıklı makalemizde Ezgi Başaran hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *