Bir Türk daha Nobel kazandı

Genel Direktörülüğünü Ahmet Üzümcü’nün yaptığı Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü bu yılki Nobel Barış Ödülü’nün sahibi oldu. Ödülün sadece Suriye için değil, ABD ve Rusya’ya mesaj olması için verildiği açıklandı

Her yıl kazananlarıyla tartışmalara yol açan Nobel Barış Ödülü’nün 2013 yılı sahibi, genel merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde yer alan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ) oldu. Beşar Esad rejiminin kimyasal silahların imhası süreciyle gündemde olan örgütün bu yıl ödül alması, gözlerin tekrar Suriye krizine dönmesine yol açtı. Norveç’teki Nobel Barış Ödülü Komitesi Başkanı Thorbjorn Jagland, ödülün örgüte verilmesinin tek sebebinin Suriye değil, kurulduğu 1997 yılından beri kimyasal silahların yok edilmesi için ortaya koyduğu çaba olduğunu söylese de, Nobel ekibinin bir kez daha “gündemde olana” ödül verdiği eleştirilerinden kaçamadı.

Şam pay çıkardı
Kurucusu Alfred Nobel’in dinamiti keşfeden isim olması dolayısıyla bile tartışmalı olan Nobel Barış Ödülü’nü açıklayan Jagland, ödülün Rusya ve ABD gibi ülkelere kimyasal silahlarını yok etmeleri için hatırlatıcı nitelikte olduğunu vurguladı. Norveçli siyasetçi “Şimdi bütün kitle imha silahlarının yok edilmesi şansına sahibiz. Bunu başarabilirsek tarihin inanılmaz bir dönüm noktası olur” ifadesini kullandı. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün başındaki Türk Büyükelçi Ahmet Üzümcü de Rusya ve ABD’nin 2012 yılı itibariyle kimyasal silahlarının tamamını yok etme sözü verdiklerini, ancak bunu başaramadıklarını vurguladı.
Üzümcü, Norveç’in NRK teleziyonuna yaptığı açıklamada “Bu ödül, ekibimizin dünya barışı ve güvenliğine katkı sağlamak için daha çok çaba göstermesini sağlayacaktır” dedi. KSYÖ, ağustos ayında Suriye’de gerçekleşen kimyasal saldırının ardından Birleşmiş Milletler ekibiyle beraber Suriye’deki kimyasal silahların yok edilmesi görevini üstlenmişti. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin bir “gafından” esinlenerek Rusya’nın çabalarıyla bu sürecin başlamış olması, ödülün örgüte gitmesine yöneltilen eleştirilerden biri oldu.
Bu yılın Nobel Barış ödülü tercihine yöneltilen bir diğer eleştiri de, kimyasal silahların Suriye’de kullanılmasından ötürü en az 1400 kişinin öldüğü bir yılda bu seçimin gerçekleştirilmesine yönelik oldu. Nobel Barış Ödülü Komitesi’nin ilerisi için silahsızlanmayı teşvik etmek adına verdiği böylesi ödüllerin risk taşıdığına yönelik yorumlar yapıldı. Nitekim Suriyeli milletvekili Fayez Sayegh, verilen bu ödülün Şam yönetiminin “güvenilirliğinin” altını çizdiğini söyledi.
Ödülün örgüte gitmesini savunanlar ise sadece Suriye’nin ön plana çıkmasını reddederek 15 yılda yapılan çalışmalara atıfta bulunuyor. Örgüt, deklare edilmiş kimyasal silah stoklarının yüzde 100’ünün envanterinin çıkardığını belirtiyor. Bunların yüzde 81’ine denk gelen 57 bin 740 ton kimyasal silah imha edildi. Şam’ın kimyasal silahlarının ise 1000 ton olduğu düşünülüyor. KSYÖ, ABD’nin stoklarının yaklaşık yüzde 90’ını, Rusya’nın yüzde 70’ini ve Libya’nın yüzde 51’ini imha ettiğine dikkat çekti. Arnavutluk, Güney Kore ve Hindistan’ın ise tüm kimyasal silahları imha edildi. Ancak silahlarını deklare etmeyen ve örgüte üye olmayan ülkelerin cephaneliğinin ne kadar olduğu bilinmediği için “dünyanın kimyasallardan temizlendiği” yorumunu yapmak da imkansız.
Ödül için Pakistanlı aktivist Malala Yusufzai, Kongolu doktor olan Denis Mukwege favoriler arasındaydı.

Nobel’i Twitter’dan vereceklerdi!

Nobel Barış Ödülü Komitesi’nin Twitter’daki hesabı üzerinden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’ne ulaşmaya çalışması ilginç karşılandı. Ödülün açıklanmasının ardından komite tweet atarak ödül sahibine “Ofisinize ulaşamıyoruz, bizimle bağlantı kurar mısınız?” dedi.

57 bin ton kimyasal silahı imha ettiler

KSYÖ neden kuruldu?

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KSYÖ), kimyasal silah kullanımı yasaklayan Kimyasal Silahlar Konvansiyonu adlı anlaşmanın yerine getirilmesini sağlama amacıyla kuruldu. 28 Nisan 1997’de kurulan örgüt o tarihten bu yana anlaşmanın yerine getirilmesini sağlıyor.

Anlaşma nedir ve üyeleri hangi ülkelerdir?

189 ülke tarafından onaylanan Kimyasal Silahlar Konvansiyonu, kimyasal silahların kullanımını, transferini, alıkoyulmasını, stoklanmasını, edinilmesini, üretimini ve geliştirilmesini yasaklıyor. Konvansiyonu imzalamayan ülkeler arasında, Kuzey Kore, Angola, Mısır ve Güney Sudan bulunuyor. İsrail ile Myanmar ise anlaşmayı imzalayan ancak meclisinde onaylamayan iki ülke olarak biliniyor. Anlaşma 1993 yılında Paris’te imzaya açılmıştı.

Ne yapıyor?

Bugüne dek 86 ülkede yaklaşık 5 bin teftiş yapan KSYÖ, Hollanda’nın Lahey kenti merkezli hükümetlerarası bir organizasyon olarak biliniyor. KSYÖ’nün 13 üyesi sahip oldukları 70 kimyasal silah tesisini kapattı. Örgüt, deklare edilmiş kimyasal silah stoklarının yüzde yüzünün envanterinin çıkarıldığını ve incelemelerle doğrulandığını belirtiyor. Dünya genelinde deklare edilmiş kimyasal silah stoklarının yüzde 81’i (57 bin 740 ton) imha edildi. KSYÖ’nün bu yıl yayımladığı raporunda, ABD’nin stoklarının yaklaşık yüzde 90’ını, Rusya’nın yüzde 70’ini ve Libya’nın yüzde 51’ini imha ettiğine dikkat çekti.

Kim yönetiyor?

Yaklaşık 500 kişinin görev yaptığı KSYÖ’nün Genel Direktörü ise 2010 yılından bu yana Türk diplomat Ahmet Üzümcü. Üye ülkeler tarafından finanse edilen örgütün 2011 yılında yaklaşık 74 milyon euro bütçesi bulunuyordu.

 

Bir önceki yazımız olan Yerçekimi - Gravity filmi neyi anlatıyor başlıklı makalemizde Alfonso Cuaron, George Clooney ve Gravity hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *