Bir gökdelen için otoyol!

27 August 2013 Tuesday, 16:58

“Yol yapıyoruz, HES yapıyoruz, alışveriş merkezi ve otel yapıyoruz… Bunlar hâlâ neden arıza çıkarıyor? Neden sokaklara dökülüyor?” ODTÜ ormanı örneğine bakalım Aslında yetkililer, sorunun cevabını gayet iyi biliyor… Fakat serde durmak yok. Hızlı işler yapmaya, hızlı kanunlar çıkarmaya ve bunları kendi bildikleri gibi yapmaya devam ediyorlar. Usulsüz, hukuğa aykırı, izinsiz olsa da projelerden hız kesil(e)miyor. Üstelik toplumun ne kadar dolduğunu; ağaçlarını, adasını, parkını, deresini korumak için sokaklara taştığını ve bu işin şakasının kalmadığını görmelerine rağmen… Akıllı birkaç hamleyle kutuplaşmaları, gerginlikleri engelleyebileceklerini bilmelerine rağmen… Çocuk misali, bir didişme, inatlaşma hali sürüyor. Daha fenası, Gezi Parkı’nda gayet net gördüğümüz gibi, yalan yanlış bilgiler tedavüle sokuluyor. direnODTÜormanı ODTÜ ormanı da böyle bir mesele. Ta 1993’te Ankara Büyükşehir Meclisi’nin yapmayı planladığı otoyoldan halkın tepkisiyle vazgeçilmiş. 1995’te burası, 1. Derecede doğal SİT ilan edilmiş. Ama bakıyorsunuz “Biz değil Karayalçın yaptı” gevrekliği piyasaya sürülüyor! Sanki yıl 2013 değil. Sanki eski projeleri diriltip diriltip, kendi çıkarları için bahane yaratanlar onlar değil! ODTÜ ormanını katledecek otoyolun şantiyesi, 30 Temmuz’da izinleri daha tamamlanmadan, ruhsatsız ve yasadışı olarak başladı. Bunun üzerine Yüzüncüyıl ve Anıtpark forumu, otoyol projesi eylemlerini başlattı. “Eyleme katılan az ODTÜ’lü var” deniyor… Ancak sürece ODTÜ Öğretim Elemanları derneği, Çiğdemim Derneği, Çayyolu 3 Fidan Forumu ve ODTÜ mezunları da katıldı. Ormana sahip çıkmak yasal hak ODTÜ ormanı direnişi, yaz boyunca toplanan ve herkesin birbirine sorduğu “Forumlar ne işe yarar?” sorusuna da verilen güzel bir cevap. Bir değil, birçok forumun beraber hareket etmesiyle, kanunsuz uygulamaların artık sessiz kalınmayacağının işareti. ODTÜ nöbeti, “olay çıkarmak isteyen 3-5 insan” gibi gösterilmeye çalışılsa da, Ankaralılar’ın en doğal ve yasal hakkı olan ormanına sahip çıkmasıdır. Bunun ötesi yok! Gezi korkusuyla her kitlesel hareketi “darbe isteyen” kötü niyetli kişilerce düzenlendiğini iddia eden hükümet ve yerel otoriteler, artık kendi hatalarını kabul etmeli… “Bana oy veren-vermeyen” ayrımıyla halkı bölerek, “Her yaptığım doğrudur, sorgulanamaz” diye alenen kanunsuz işler yaparak, güç değil ancak daha kötü bir şöhret sahibi olurlar…

BiR GÖKDELEN iÇiN OTOYOL!

l Otoyol nedeniyle 40 yıl önce öğrenciler tarafından dikilen ağaçların oluşturduğu doğal ormandan 5 binden fazla ağaç kesilecek. l Yüzüncüyıl Mahallesi ile Çiğdem Mahallesi koca bir viyadükle bölünecek, birbirleri arasında yaya ulaşımı yok olacak ve en kötüsü Çukurambar gibi mahalle halkı sürgün edilecek. l Böylesi bir proje, kentsel dönüşüm rantı, bireysel taşıma üzerinden her yıl yapılan 300-400 milyon liralık asfaltlama harcaması, trafiğe her yıl çıkan 50 bin aracın yarattığı 1.5 milyar dolarlık pazarla açıklanabilir. l Ancak 40 bin aracı orman ve mahalleden geçirecek yolun bir başka nedeni daha var: Demir Kafes… Konya yolunu Eskişehir yoluyla bağlayan noktada olan ve yolu daraltan projenin mahkeme tarafından yıkımına karar verilmişti. l Belediye bir günde imar değişikliği yaparak gökdelen inşaatına izin çıkardı. Bu alan, hem metro durağı üzerini ve bağlantı ulaşımını, hem de Eskişehir-Konya yolu bağlantısını kilitliyordu. l Kısacası, metro durağı bir gökdelene kurban edilmiş, faturasını ise orman ve mahallenin ödemesi istenmişti. l İki şerit bağlantı yolu fazlası ile sorunu çözecekken, şimdi 8 şeritlik bir otoyol yapılmak isteniyor. (Önder Algedik, Vagus TV)

Bir önceki yazımız olan Sınırda alarm başlıklı makalemizde cap görevi, cap nedir ve serpil çevikcan hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz