Beyoğlu esnafı örgütleniyor

İlgimi kesmediğim, kesemeyeceğim ilçelerden biri de Beyoğlu’dur..
Olan biteni yakından takip etmeye çalışırım..
Esnafın halini izlerim, zaman zaman şikayetlerini dinlerim..
Beyoğlu’na ilgi göstermemin nedeni, İstiklal caddesinin dünya çapında bir merkez olmasının ötesinde..
Beyoğlu benim ilçem.. Beyoğlu nüfusuna kayıtlıyım..
Bedrettin mahallesi..
*
Çok sayıda esnaftan duymasam, yazmazdım.. Üç bine yakın esnaf örgütlenmiş..
Bir yıldır çalışıyorlar..
Hatta bir kısmı ev kiralamış.. Beyoğlulu olmuş.. Bir kısmı yanında çalışan işçilere ev tutmuş..
Amaç ne dedim..
Oy vermek için dediler.. Söz sahibi olmak için..
Ne istiyorsunuz dedim..
Beşiktaş gibi olmak istiyoruz dediler.. Sokaklara masa sandalye atma yasağı esnafı bitirmiş.. Beyoğlu sokaklarını mesken edinen müşterilerin büyük çoğunluğu Beşiktaş Çarşı’ya kaçmış..
İçlerinden biri; valla bizim belediye Beşiktaş esnafını zengin etti dedi.. Haklılar, Beşiktaş Çarşı iğne atsan yere düşmez halde..
İnsanlar rahat rahat oturuyor.. Beyoğlu’na giden mis gibi havada içeri tıkılmak zorunda..
*
Bir ara Beşiktaş’a çalgıcılar dadanmak istemişti.. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ‘burayı Kumkapı’ya çevirtmem’ dedi; müthiş mücadele verdi..
Çok iyi yaptı, kaliteyi korudu..
Neyse biz dönelim Beyoğlu’na.. Sohbette peki hangi partiye oy vereceksiniz dedim..
CHP dediler..
Niye CHP?
Abi söyledik ya Beşiktaş gibi olmak istiyoruz.. Bir ara Dünya Kültür Başkenti’ydik.. Kültür Başkenti’nin en önemli ilçesinde sokakta oturup gelen geçeni seyrederek bir fincan kahve içmek yasak..
Bir başkası atıldı..
Beyoğlu şenlensin istiyoruz.. Beyoğlu eski havalı günlerine dönsün istiyoruz..
Bir soru daha sordum; siz çalışıyorsunuz da CHP çalışıyor mu?
Adayı bekliyoruz dediler.. Aday açıklansın gece gündüz peşine takılacağız.. Çalışmazsa zorla çalıştıracağız..
Beyoğlu’nda siyasi durum budur..

Türbanlı hanım..
Türbanlı kadın..

Dün türban kamuya girdi, sıra özel sektörde demiştim.. Özel sektörün önemli pozisyonlarında neden türbanlı kadın yok diye sormuştum..
Nedeni şuydu..
Muhafazakar, mütedeyyin kesim kadının çalışmasını istemiyor.. Erkeklerle iş yemeğine çıkmasından, erkeklerle gece yarılarına kadar toplantı yapmasından hoşlanmıyor..
Kamuda çalışsın, öğretmen olsun, mesai biter bitmez hava kararmadan koşa koşa evine dönsün istiyor..
Sınır o kadar..
İzin de diyebiliriz..
Evlenince de evinde otursun..
Yani türbanlı hanım olsun..
*
Diyorum ki; maden türban özgürlüğün simgesi diyorsunuz.. O özgürlük türbanın içine de girsin.. Kadının rolü değişsin..
Türbanlı hanım artık türbanlı kadın olsun..
Erkekle eşit..

Gezi’yi hâlâ anlamamışlar!

Televizyonda şöyle yorumlar duyuyorum.. Söyleyenler de Başbakan’a çok yakın isimler..
Gezi olayları büyük Türkiye’nin önünü kesmek için Batı tarafından desteklenen bir tezgahmış.. Faizi zıplatmak için yapılan operasyonmuş..
Geziciler bilmeden alet olmuş.. İlk gün sokağa dökülenler, durumu fark edince ikinci üçüncü gün çekilmişler..
3000 kişi, 300 kişiye düşmüş, 300 kişi 30’a inmiş..
Cumhurbaşkanı’nın bile gurur duydum dediği Gezi eylemlerini böyle yorumluyorlarsa vay halimize..
Gezi’yi hiç anlamamışlar.. O gençlerin, o insanların neden sokağa döküldüğünü, ne istediklerini, bir süre sonra neden evlerine, işlerine döndüklerini anlama zahmetine girmemişler..
Kendi senaryolarının doğruluğuna inanmışlar..
Kendi senaryolarının peşine takılmışlar.. Kurtulamıyorlar..

Mehmet Tezkan

Bir önceki yazımız olan Daldan dala başlıklı makalemizde Cenap Şahabettin, çetin altan ve daldan dala hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *