‘Benim babam öyle biri değil’

26 August 2013 Monday, 00:18

Sadece İkinci Yeni’nin değil, Türk şiirinin de en önemli ustalarından olan Cemal Süreya’nın anısına doğduğu kent olan Pülümür’e dikilen heykelin açılışı önceki gün yapıldı.
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 1931 yılında dünyaya gelen şair, 1938’de Tunceli’ye düzenlenen askeri harekat sonrasında, 7 yaşındayken, anne ve babasıyla bir yük treninin vagonuna bindirilerek Bilecik’e zorunlu sürgüne gönderildi. Annesi ve babasının sürgündeyken hayatlarını kaybetmesinin ardından şair, hayatı boyunca bir daha Pülümür’e ayak basmadı.
Ancak Pülümürlüler, şairini unutmadı ve Cemal Süreya Kültür ve Sanat Derneği’nin de desteğiyle ilçeye şairin heykelini dikmeye karar verdi. Cemal Süreya’nın kızı Ayçe Seber, eşi Zuhal Tekkanat ve Süreya’nın heykelini yapan sanatçı Murat Yeşilgöz ile heykelin yapılış sürecini konuştuk.

‘Heykeli beğenmedim’
Şair ilk eşinden olan kızı Ayçe Seber, heykelin yapılış sürecinden haberi olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bir sanatçının anısına heykel dikilmesi güzel bir şey tabii. Belki de daha önceden yapılması gerekirdi bunun…”
Heykelin fotoğrafını gazetelerde gördüğünü ve beğenmediğini söyleyen Ayçe Seber, “Heykelde Cemal Süreya var ama bildiğim bir Cemal Süreya yok… Benim bildiğim, babamın öyle ‘eli yüzünde dalgın dalgın düşünen’ bir insan olmadığı,” dedi.
“Onu daha yakından tanıyanlar da benzetmeyecektir,” diye ekleyen Seber beğenmese de heykele destek verdi: “Her ne kadar kendisi İstanbul’da okumuş, orada yetişmiş olsa da, Pülümür onun doğduğu yer ve orada heykelinin olmasının önemi büyük”

İki ayda tamamladı
Ailesinin Pülümür’de yaşadığını ancak kendisinin Ankara’da heykeltraşlık yaptığını söyleyen Murat Yeşilgöz ise, heykeli yapmaya haziran ayında başladığını ifade etti. Heykeli 2 aylık bir süreçte tamamladığını söyleyen Yeşilgöz, “Pülümür Belediyesi’nden yetkililer benimle direkt iletişime geçtiler ve Cemal Süreya’yı Pülümür’de yaşatmak istediklerini söylediler,” dedi.
Heykelin duruşunu kendisinin belirlediğini ifade eden Murat Yeşilgöz, Cemal Süreya’yı elini yüzüne atmış bir halde tasvir etmesini ise şöyle anlattı: “Bizde klasik bir heykel duruşu vardır. Ayakta durur ve yukarıdan bir bakışa sahiptir. Bunun dışına çıkmak istedim. Cemal Süreya, kendi ironisi içinde kaideyi eline alıp taşıyacak ya da ona yukarıdan bakacak bir adam değildi. Bu nedenle de kaideye kolunu yaslamış, düşünen bir Cemal Süreya heykeli tasarladım.”

‘Zaman çok kısıtlıydı’

Cemal Süreya’nın kızının heykeli beğenmediğini söylediğimizde ise heykeltıraş, “Direkt 2 boyutlu bir görseli 3 boyutlu bir hale çevirmek zaten çok zordur. Aileyle temasa geçip pek çok görsel toplayabilirdik tabii ama zaman çok kısıtlıydı,” dedi. Amacının heykeli, bire bir Cemal Süreya’ya benzetmek olmadığını da ifade eden Yeşilgöz, “Ben şairin fikrini, hissiyatını yaşatmak istedim. Ama tabii ailenin direkt olarak istediği bir biçim varsa onun üzerinde de çalışabilirim,” diye ekledi.
Rahatsızlığı nedeniyle Ankara’da bir hastanede tedavi gören Cemal Süreya’nın eşi Zuhal Tekkanat ise, Pülümür’deki heykeli görmediğini söyledi.

Bir önceki yazımız olan ODTÜ'de nöbet devam ediyor başlıklı makalemizde ankara, görev ve odtü hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz