Begüm Kütük’ten Çalıkuşu yorumu

21 October 2013 Monday, 23:00
Begüm Kütük Yaşaroğlu

Çalıkuşu”nda Neriman karakteriyle izleyici karşısına çıkan Begüm Kütük, ilk defa bu kadar dişi bir kadını canlandırdığını söylüyor.

Yeni projenin heyecanını yaşayan Kütük’ün yakın zamandaki planları arasında anne olmak yok

“Çalıkuşu”nu yeniden hayata geçirme fikri başta size ne düşündürdü?
Yapım şirketinin Tim’s olması, Çağan Irmak ve Doğan Ümit Karaca yönetmenliğinde çekilmesi görkemli bir iş olacağını belli etmişti zaten. “Çalıkuşu” sonuçta önemli ve kıymetli bir eser, bir klasik…Çok iyi bir oyuncu kadrosu bir araya geldi. Kostümlerimizden mekanlarımıza kadar her şeyde büyük bir özveri var. Her şeye o kadar özeniliyor ki, bir masalın içinde yaşıyor gibiyiz…

Aydan Şener’li “Çalıkuşu”nu izlemiş miydiniz?
Tabii. Küçükken bayılarak izlemiştim. Hatta projeye başlamadan Türkan Şoray’ın oynadığı versiyonu da izledim. Şimdi biz yeni bir yorum katarak başlattık ve kuşumuz havalandı.

Sizi Neriman karakteriyle izliyoruz. Romanda bu kadar ön planda değildi…
Dizi olduğu için Neriman’ın rolü biraz daha fazla ön plana çıkarıldı. Her karakterin kendi hikayesi olacak. “Çalıkuşu”nu daha dinamik kılacağız diye düşünüyorum.

“Ben hayatımın hiçbir evresinde Neriman kadar dişi olamadım” demişsiniz…
Evet, ilk defa bu kadar dişi bir kadını canlandırıyorum. Kendi hayatımla onu özdeşleştirdiğimde birbirimize benzemiyoruz. Neriman, kendini çok beğenen, kendinin çok farkında olan, erkekleri sadece hayatını kolaylaştırmak için kullanan bir kadın. Oynaması çok eğlenceli bir karakter. Fazla dişi ve ihtiraslı bir kadın…

O kostümleri giyince ne hissediyorsunuz?
Mekanlarımız o kadar görkemli ki, kostümü giydiğimizde ister istemez Osmanlı döneminin havasına giriyoruz. Ama dönemsel olarak baktığında, kadınlar sosyalleşmek için sadece mevlütlere gidiyorlarmış. Evde kanaviçe işliyorlar. Çarşı pazara gitmek ayıp. O yüzden bize göre sıkıcı bir dönemmiş. Sahne arasında elimize telefonlarımızı aldığımızda komik görüntüler çıkıyor zaten.

“Heyecanını yitirmeyen evlilik var mı?”
Sette atmosfer nasıl?
Herkes çok samimi. Herkes işini iyi yapma derdinde. Öyle olduğu için daha ilk günden çok güzel arkadaşlıklar kuruldu. Sete iki saat erken gittiğimiz bile oluyor. Bir ayaklarının geri geri gittiği setler vardır, bir de çok mutlu gittiğin… Ben kendi adıma çok mutluyum. İnanılmaz keyifli bir oyuncu kadrosu var. Herkes çok başarılı.

Projeleri değerlendirirken eşiniz Erdil Yaşaroğlu’na danışıyor musunuz?
Onun bakış açısı elbette benim için kıymetlidir. Ama daima kendi hayatıma dair kararları ben veririm. O da benim kararlarıma saygı duyar.

Birlikteliğinizin sekizinci yılındasınız. Evlilik heyecanı öldürüyor mu?
Heyecanı yitirmemek mümkün mü? Bizim şansımız şu, ikimiz de çok yoğun çalışan insanlarız. Kısıtlı zamanlarda, birbirimizi özleyerek bir araya geliyoruz. 3-4 gün sette olduğum zaman Erdil’in “Çok özledim. Hadi eve gelmeyecek misin?” dediği oluyor. O galiba evliliği dinamik kılıyor. Sürekli bir arada değiliz.

Daha önce eşinizle birlikte bir reklam kampanyasında rol almıştınız, değil mi?
Evet ve o kampanyanın olduğu dönem herkes beni hamile zannetmişti. Hakikaten işlerime de biraz bu durum sirayet etti. Yeni doğum yaptığım ya da yapacağım düşünüldüğünden dolayı birkaç projede yer alamadım.

“Dizi oyunculuğunu küçümseyenlerden değilim”

Anne olmak planlarınız arasında var mı peki?
Projem varken nasıl yapayım?
En az 1-1.5 sezon devam edecek bir projeyle anlaştığım için bu dönemde olması zor. Şu anda işime öncelik verdim.
Önümüzdeki baharlara… Hem çocuk hem kariyer, zor işler onlar.

Uzun bir aradan izleyici karşısına çıktınız. Dizi oyunculuğu sizin için ne ifade ediyor?
Ben dizi, sinema, tiyatro oyunculuğu diye ayrıştırmıyorum. Dizi oyunculuğu da sonuçta performans gerektiriyor. Ben dizi oyunculuğunu küçümseyenlerden değilim. Dizilerin de çıtası ve kalitesi çok yükseldi. Sadece fazla vaktimizi aldığı için başka bir şeye konsantre olamıyoruz.

Erdil Yaşaroğlu’nun televizyona iş yapmak gibi bir planı var mı?
O televizyona bir şey yapmamak adına çok direniyor. Ama bir karar verir ve bir şey yapacak olurlarsa o projenin içinde olmak isterim.

Röportaja başlamadan önce “Dışarıdan bakıldığında soğuk görünüyorum” dediniz. Bu durumla sıkça karşılaşıyor musunuz?
Beyaz ten, renkli göz daha soğuk bir kadın olduğumun izlenimi yaratıyor olabilir. Canlandırdığım karakterlerle de ilgili olabilir. Tanıştıktan sonra insanlar şaşırıyorlar zaten.

Çalıkuşu'nda Neriman karakterini Begüm Kütük Yaşaroğlu canlandırıyor.

Neriman – Çalıkuşu

DENİZ BENİ SAKİNLEŞTİRİYOR

10 yıl Bebek’te yaşadım. 3-4 yıldır da Kuruçeşme’deyim. Bebek semt olarak bana İzmir’i hatırlatıyor. Boş zamanlarımda deniz kıyısına iniyorum, Bebek Kahve’ye geliyorum. Sahilde yürüyüş yapıyorum. Deniz görmek benim için çok önemli. Çok büyük bir deniz tutkum var. Öfkelendiğimde, çok sıkıldığımda vapura binerim, bir çay içerim ve rahatlamış bir şekilde dönerim. Su beni sakinleştiriyor.

 

Bir önceki yazımız olan Kış lastiği olmayana kötü haber! başlıklı makalemizde binali yıldırım, Kış Lastiği ve Resmi Gazete hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Follow

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers