Bebek Oteli’ndeki Ambassadeurs ve Bebek Bar-Cafe

Bebek Oteli’nin içindeki Ambassadeurs lokantası ve Bebek Bar-Cafe yıllardır aynı çizgide, hizmet veriyor

Bebek Bar-Cafe’de haftanın dört akşamı canlı müzik var. Sadece pastayla çay-kahve içmek, hafif bir yemek yemek veya bir kadeh içki için uğrarsanız hem Boğaziçi’nin güzelliklerini seyredersiniz hem de isterseniz ısıtılmış balkonda, isterseniz salonda güzel vakit geçirirsiniz.

Boğaz manzaralı

İmkanınız var ise önce alt kattaki Ambassadeurs’da başka lokantaların menülerinde bulunmayan yemekleri tadar, sonra, bar-kafe bölümüne müzik dinlemeye çıkarsınız.

Biz gazetemizin bir iş yemeği için Ambassadeurs’da idik. Yemekten sonra bar-kafe bölümünde Engin Kırgız’ı dinledik. Engin Kırgız’ın düzgün, temiz ve etkileyici bir sesi var.

Ambassadeurs lokantası ve Bebek Bar-Cafe 40 yılı aşkın süredir aynı çizgide, özgünlüklerini koruyarak hizmet veriyor.

Üç cephesi Boğaz manzaralı Ambassadeurs lokantası yıllar önce Ankara’dan Bebek’e göç eden Süreyya lokantasının mutfak ve servis geleneğini sürdürüyor. Tuzu az havyar blini, balık yumurtası, kızartılmış çavdar ekmeği, tereyağı, tuzsuz beyaz peynir, Ankara’nın Çubuk ilçesinden getirilen salatalık turşusu, kremalı borç çorbası, kuzu karski, kievski, gulaş, çilav, ıstakozlu makarna ve yemek üzerine gelin telli parfe bugünlerde İstanbul’da başka lokantaların menülerinde pek yer alamıyor.

Ambassadeurs’un müdürü Oğuz Erdem, mutfak sorumlusu Battal Gazi Gülmez, servis sorumlusu Abdullah Karakaya. Kişi başı ödeme, içecekler hariç 100-150 TL dolayında.

Barda kahvaltı

Bebek Bar-Cafe’de servis sabahları kahvaltı ile başlıyor. Gün boyu isteyen çay ve kahve içerek pasta yiyebiliyor. İsteyen gün boyu hafif yemek servisinden seçim yapıyor. Somon füme, ton balıklı hellim peynirli salata tabakları, ızgara tavuk ve bonfile çeşitleri, değişik sandviçler 30-40 lira dolayında.

40 yıldır barın şefi İsmail Deligöz. Yardımcıları Uğur Nurdoğan Akan, Erkan Güven, Öztürk Yangın, Hüseyin Kara.

Cunda’daki manastırın zeytinyağları bunlar

Suzan Sabancı Dinçer ve Haluk Dinçer çifti harabeye dönen Ayvalık Cunda’daki Ayışığı Manastırı’nı dört yıl süren bir restorasyon çalışması ile yeniden gün ışığına çıkardı. Manastırın içinde bulunduğu 170 dönümlük zeytinlik mübadele sırasında Fazıl Katrinli ailesine tahsis edilmişti. Mimar Ersen Gürsel gözetiminde manastır onarıldı.

Manastırda yaşayanların zeytinlerinden yağ yaptıkları 1.700 ağaç bakıma alındı. Bu ağaçlardan toplanan zeytinlerin yıllar sonra tekrar yağı çıkarıldı. Ve de bu yıl “Ayışığı Manastırı” etiketi ile şişelendi.

Zeytinlerinmevsiminde toplanması ile Ayvalıklı genç zeytinci Ali Kürşat ilgilendi. Toplanan zeytinler soğuk presle sıkıldı. Işık geçirmez özel şişelere dolduruldu.

Özel, özgün bir lezzeti var. Suzan Sabancı Dinçer bu ilk ürünü çalışanlarıyla paylaşmaya karar vermiş. Her Akbank şubesine belli sayıda zeytinyağını yılbaşı hediyesi olarak gönderiyormuş.

Üretim sınırlı olduğu için bu ilk ürün satışa sunulmuyormuş. Gelecek yıllarda üretim artışına bağlı olarak tüketiciler Ayışığı Manastırı markalı zeytinyağları tadabilecekmiş.

ALİ RIZA KARDÜZ – Milliyet

Bir önceki yazımız olan BMW 218i özellikleri ve fiyatı başlıklı makalemizde 218i Active Tourer, BMW 218i ve BMW 218i fiyatı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *