Batı’nın gözünde Müslümanlar terörist

Bu tanım, bu yakıştırma beni çok rahatsız ediyor.. Sanki İslam terör üreten bir dinmiş gibi bir hava yayılıyor.. Haksızlık diyorum..
Batı dünyası da şunu söylüyor; tamam bütün Müslümanlar terörist değil ama neden teröristlerin neredeyse tamamına yakını Müslüman..
Onlar Müslüman değil diyorum ama anlatamıyorum..
Nasıl anlatayım ki..
Kenya’da olanlara bakın.. El Kaide destekli El Şebab militanları alışveriş merkezini bastı..
Peygamberimizin annesinin adını bilmeyenleri öldürdü.. Pakistan’da kiliseye intihar saldırısı düzenlendi, 80 kişi öldü..
Irak’ta Şii camiine de benzer bir saldırı düzenlendi..
Ne adına?
Allah adına değil herhalde.. En büyük günah Allah’ın verdiği canı almaktır..
Savaş dışında bırakın öldürmeyi, bir insanın başka bir insana kötü davranması bile yasaklanmıştır..
İslam dininde yeri yoktur..
*
Hal böyleyse bunlar neden oluyor.. Batı dünyası bir arada, birbirine tahammül ederek, birbiriyle barış içinde yaşarken İslam dünyasında neden kan gövdeyi götürüyor..
Bunun nedeni belli.. Eğitimsizlik veya cihat eğitimi verilmesi.. Genç beyinlerin yıkanması.. Genç beyinlerin robotlaştırılması..
Çocukları alıyorlar, dini öğreteceğiz diye, Kuran’ı öğreteceğiz diye öyle yetiştiriyorlar ki, öyle formatlıyorlar ki, hepsi terörist oluyor..
Kilisenin kapısında bomba patlatan adam Allah adına savaştığına, ödüllendirileceğine, cennete gideceğine inanıyor..
*
Ortadoğu’dan girip Pakistan’dan çıkın, oradan Afrika ülkelerine uzanın binlerce terörist fabrikası var.. On binlerce genç terör fabrikalarında eğitiliyor..
Cihat iklimi oluşturuldu..
İş öyle hale geldi ki; neredeyse her odak, her tarikat, her grup kendini en iyi Müslüman, kendi gibi düşünmeyen öteki Müslümanları sapkın olarak görüyor..
İş çığırından çıktı..
Önümüzdeki 50 yılın, 100 yılın en büyük sorunu haline geldi..

Bir adım ötemiz Afganistan oldu

Sınırımızda işler her geçen gün sarpa sarıyor.. Özgür Suriye Ordusu bölündü.. Aralarında El Nusra’nın da bulunduğu 13 silahlı grup şeriat devleti kurmak için anlaştıklarını ilan etti..
Suriye Ulusal Konseyi’ni tanımadıklarını açıkladılar.. Siyasi şemsiyeyi kabul etmediklerini duyurdular..
Eee ne yapacaklar?
Şeriat devleti için savaşacaklar.. Bazen aralarında, bazen de Esad’ın askerleriyle..
Bunun anlamı şu; Suriye’nin kuzeyi, Türkiye’nin güneyi, sınırımızın tam dibi Afganistan gibi oldu..
Dışişleri Bakanı Davutoğlu New York’tan dönünce bu durumu bir izah etse.. Çünkü; ortaya çıkan manzara biraz da onun izlediği politikaların eseri.. Değil mi?

Güneydoğu’ya hâkimmişiz!

Bingöl Cezaevi’nden tünel kazarak kaçan 17 PKK militanının bir gün sonra yakalanması bunu gösteriyor..
İnsansız hava araçları, termal kameralar başka araçlar devreye girdi, güvenlik güçleri kaçakları eliyle koymuş gibi buldu..
Hem de jet hızıyla..
Demek ki devlet sınır dışına çıkmayan PKK’lılar nerde, ne yapıyorlar, kaç kişiler hepsini biliyor.. Adım adım izliyor..

Başbakan’dan müjde

Kıdem tazminatı işçinin kanayan yarasıdır.. Tazminat yükü olmasın diye mevsimlik işçi formülü uydurulmuştu.. Sonra 10 aylık, 11 aylık işçi uygulaması da geldi..
10 ay çalıştır, işten at; bir yılı tamamlamadığı için tazminat yazılmasın.. Sonra ihtiyacın varsa yine al..
İşçi ne yapsın? Ekmek parası mecbur kabul ediyordu.. Başbakan dün; ‘yeni sistemde işçi bir gün bile çalışsa kıdemi işleyecek, 11 ay, 10 ay, mevsimlik işçi uygulaması kalkacak’ dedi..
Müjde değil de nedir?

Bir önceki yazımız olan Erdoğan'ın Yılmaz Güney yorumuna dikkat çekti başlıklı makalemizde başbakan erdoğan, Çirkin kral ve Fatoş Güney hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *