Bade Süalp’ten Elele dergisine özel röportaj

Bade Süalp: “Çocukluğumdan beri hayatı anlayarak büyüdüm. Belki de içimdeki çocuk o yüzden gitmiyor. Oğlumla birlikte büyüyorum. Onun çocukluk döneminde ben de tam çocuk olacağım herhalde”

Önce aşık oldu… Çok kısa bir süre sonra evlilik haberi geldi, ardından hamile olduğunu öğrendik, şimdiyse bir oğlu var! Bade Süalp değişimi hızlı yaşayan ama ruhu değişmeyen kadınlardan!      Azur adını verdiği oğlu 4 aylık olan Süalp, “Tadı damağımda kaldı” dediği oyunculuğa geri dönmek istiyor. Konu aşka geldiğinde ise “Daha doyamadım kocama” diyor… ‘Elele’ dergisi için objektif karşısına geçen Süalp; yeni hayat serüvenini ve hayallerini anlattı.

Evlilik, annelik derken setlerden uzak kaldınız. Yeni hayatınıza alışabildiniz mi?  

Yeniden doğdum, yeni bir hayata doğdum. Artık evli ve çocuklu bir kadınım ama tekrar işime geri dönmeyi istiyorum. Aslında evlendiğimde yine bir şeyler yapıyordum ama hamile kalınca biraz uzaklaşmış oldum. Hamileyken dinlenmek istedim, bebeğimle birlikte de dinlendim. Şimdi hayatın ritmini yeniden onunla     birlikte tutturma isteğindeyim.

Oğlunuzla ilk karşılaşma anı nasıldı?

İkimiz de ağlıyorduk, sonra birbirimize     bakıp sustuk. Çok güzel bir duygu gerçekten her kadının yaşaması gereken özel bir an.

Annelik neler hissettirdi?
Çok kutsal ve tarifi olmayan bir durum bence. Azur dünyaya geldiğinde onu ben doğurmamışım gibi hissettim bir an. Çünkü içimdeydi, sonra bir anda dışarıda… Ancak bana ait bir organ gibi. Şu an biraz daha güçlü olmak zorundayım. İlk doğum
yaptığım zaman kanatlarını açmış,
evladını koruyan bir kartal gibiydim resmen.

HâLâ EŞİME DOYAMADIM 

Çocuktan sonra çiftler tutkulu aşklardan bahsedemiyor sanki. Sizin aşkınız nasıl bir evrede? 
Çok kısa sürede evlendik. Uzun uzun flört edip, nişanlı kalıp, evlenmedik biz. Birbirimizi tanıdık, bir ay sonra evlenip balayına çıktık, balayından döndük, hamile kaldım. Ben hâlâ eşime doyamadım, doyar mıyım bilmiyorum. Hep böyle bir aşk ile devam edecek herhalde. Çocuğuma başka türlü aşığım, eşime başka türlü…

Evlilik fedakarlık istiyor mu?

  30 yıl tek başınaydım. Kendi düzenimi kurmuştum. Evlenince iki kişi bir beden oluyor. Başka bir aile ile kendi ailenden gördüklerini sentezleyip yeni bir hayat kuruyorsun. Bu kolay bir iş değil. Özveri işin içine girdiği zaman denge geliyor hayata ama şunu söyleyebilirim ki kadına çok iş düşüyor, yuvayı gerçekten dişi kuş yapıyormuş.

“SETLERi ÇOK ÖZLEDiM”

Hayatınızın nasıl bir evresindesiniz? 

Çocukluğumdan beri empati duygusu gelişmiş biri olduğum için hayatı hep anlayarak büyüdüm. Belki de içimdeki çocuk o yüzden gitmiyor.  Doyamadım o halime. Azur’la birlikte büyüyorum şu anda mesela. Onun çocukluk döneminde ben de tam çocuk olacağım herhalde. Geriye sarıyor film bende, ‘Benjamin Button’ gibiyim.

Setleri özlediniz mi? 
Çok! Yani işin içindeyken çok yorucu diye sitem ediyoruz ama çalışmadan da olmuyor.

AÇGÖZLÜ OLDUM

Şu anda her şeyi yeniden algılama, taşları yerine oturtma evresindesiniz… 

Aslında evet… Hiçbir şeyde gözüm yok ama bir yandan açgözlü bir durumdayım; her şey olsun istiyorum. Anneliği tadarken diğer şeyleri kaçırırsam diye bir karmaşa yaşıyorum. Çünkü ben çalışmak için yaratılmışım. Boş duramıyorum. Gaye Sökmen’le bir araya geldim. Yeni bir başlangıç yapıyorum! Bade Süalp olarak yeniden doğuyorum!

Röportajın tamamı ‘Elele’ dergisinde.

Bir önceki yazımız olan Ali Atay ve Ertan Sabancı'nın yeni dizisi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *