Atom Çağı – L’âge atomique nasıl bir film?

Türkçe’ye Atom Çağı olarak çevirilen L’âge atomique filminin nasıl bir film olduğunu öğrenmek istiyorsan, L’âge atomique film eleştirisini okumanızda yarar var. Atom Çağı film eleştirisi bu yazıda…

Atom Çağı orijinal adıyla L’age Atomique’de Victor ve Rainer’ın banliyö treniyle Paris’in gece hayatına yaptıkları yolculuk, seyirciler olarak bizim de iki genç adamın duygusal dünyalarında çıktığımız bir seyahate, hattâ tribe dönüşüyor. Eiffel kulesinin tepesinden çıkan, sisli havadan süzülerek şehri aydınlatan ya da gözetleyen ışık, filmin “kıyamet sonrası” hissini arttırıyor. Victor ve Rainer kulüplerde, Sen Nehri’nin kıyısında, sokaklarda âdeta bir akıntıyla sürükleniyorlar. Bir çeşit Antoine Doinel’i andıran Victor gece boyunca birkaç kızla ilgilenirken vampirimsi ve androjen Rainer daha çok Victor ile ilgileniyor. Bu iki genç adamın kendilerini içinde hayal ettikleri melankoli, dillerine de yansıyor. Şiirlerinin büyük bir kısmını Victor ve Rainer’ın yaşlarında, yirmilerinin başında yazmış olan Rimbaud’dan alıntılar havada uçuşuyor. L’age Atomique iki genç karakterin bir geceye yayılan gezintisini, bir saatin az üzerindeki bir zaman dilimine sığdırdığında, ses ve görselin âdeta su gibi birbirine geçtiği bir film izliyoruz. Ulysse Klotz’un müziği olmasaydı, filmin bizi götürmek istediği yere gitmek mümkün olmazdı denebilir. Gece sona erip de Victor ve Rainer yine trene binerek şehirden doğaya doğru yola çıktıklarında ise, birbirlerine muhtaç oldukları ağıran gün gibi açık. Özellikle iki karakterin, ağaçların arasında sabaha karşı ilerlediği sahne, filmin görsel dünyasının da doruğa ulaştığı muhteşem bir son.

Bir önceki yazımız olan Comvex İstanbul fuarı açıldı başlıklı makalemizde Comvex İstanbul fuarı, hafif ticari araç ve Ticari araş fuarı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *