Ateş hattında aşk

18 August 2013 Sunday, 06:00

Robert Capa… 20’nci yüzyılın efsanevi savaş fotoğrafçısı… Beş büyük savaşın fotoğraflarını çekti. İspanya İç Savaşı, Çin-Japon Savaşı, II. Dünya Savaşı, Filistin, Fransız-Çinhindi savaşları… Cordoba Cephesi’ndeki “Düşen Asker” fotoğrafıyla dünya basınının dikkatini çektiğinde henüz 23 yaşındaydı. Katıldığı son savaşta öldüğünde ise 41. Onu bulduklarında, cansız bedeni fotoğraf makinesine sımsıkı sarılmış haldeydi.
Gerda Taro… 20’nci yüzyılın savaşta ateş hattında çalışan ilk kadın fotomuhabiri. 27 yaşındayken İspanya İç Savaşı’nda öldü. Tedavisiyle ilgilenen hemşireye sordu: “Fotoğraf makinemi buldular mı?” Hemşire başını iki yana sallayınca “Hay Allah” dedi: “Daha yeniydi.” Son sözleri bu oldu.

Bu iki cesur fotomuhabir 1934’te Paris’te tanıştılar. Antisemist politikalar nedeniyle, Capa Macaristan’dan, Taro Almanya’dan gelmişti. İkisi de mülteciydi. İkisi de Yahudi. İkisi de radikal sol.
Gerda Taro’nun asıl adı Gerta Pohorylle, Robert Capa’nınki ise Andrei Friedmann’dı. Başlangıçta arkadaştılar. Andrei, Gerta’ya fotoğraf çekmeyi öğretti. Güney Fransa
’da yaptıkları tatilde aşık oldular birbirlerine. Artan para sıkıntılarıyla başa çıkmaya çalışırken Gerta’nın aklına parlak bir fikir geldi. Amerikalı zengin bir fotoğrafçı yaratmak ve onun fotoğraflarını Friedmann’ınkilerin üç misli fiyata satmak. Başardı. Bu kurgu karakterin adı Robert Capa oldu. Fotoğrafları çeken ise Andrei Friedmann’dı.
İspanya İç Savaşı’na birlikte katıldılar. Savaş fotoğrafçılığı konusunda ikisinin de düsturu aynıydı: “Eğer fotoğraflarınız yeteri kadar iyi değilse, yeterince yakın değilsiniz demektir.” Bu yaklaşım ölüm nedenleri de oldu. Savaşın içinde, askeri birliklere olabildiğince yaklaşarak fotoğraf çekerken öldü ikisi de. Capa mayına basarak, Taro tankın altında ezilerek…
İspanya İç Savaşı, tarihin gün gün fotoğraflanan ilk savaşıydı. İkilinin çektiği fotoğraflar, dünyanın önemli yayın organlarında yayımlandı. Savaşta cephe cephe gezip ölümle burun buruna olan insanları fotoğraflıyorlardı. Sezgileri müthişti. Doğru anda deklanşöre basmakta, genç yaşlarına rağmen hayli ustaydılar. Hem sevgili hem yol arkadaşıydı onlar. Ölümü ciddiye almıyorlardı ama hayata da sıkı sıkıya bağlıydılar. Ateş hattının yıkıcılığı da vardı fotoğraflarında, o kanlı günlerde parkta oturarak, savaşın içinde var olmaya çalışan sevgililer de… Zaten kendileri de, ellerinde Leica’ları ölümün içinde dolaşırken, birbirlerini ihmal etmiyordu.
Bu büyük aşkın kitabını 2009 yılında İspanyol romancı ve öğretmen Susana Fortes yazdı: “Waiting for Robert Capa/ Robert Capa’yı Beklerken”. 20 dile çevrilen kitabın Türkçesi ise bu hafta Doğan Kitap’tan çıktı. Film haklarını satın alan ünlü yönetmen Michael Mann romanı önümüzdeki yıl sinemaya uyarlayacak. Kulislerde Capa’yı son örümcek adam Andrew Garfield, Taro’yu ise 2008’in Bond kızı Gemma Arterton’un canlandıracağı konuşuluyor.
Hem tutkulu bir aşk hikâyesi, hem savaş ve insan psikolojisi hem de İspanya İç Savaşı’nın perde arkasını anlatan bu müthiş roman, beyazperdeye çok yakışacaktır.

Bir önceki yazımız olan Dikiz dünya başlıklı makalemizde Lady Godiva, Pelin Batu ve Pelin Batu Revnak hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz