Askerden yeşillikler içinde 2+1 – Mehveş Evin

Şehir merkezindeki askeri alanlar, kent dışına taşınacak. O canım yeşil araziler boş kalacak değil ya? Bakanlık ve belediyelere tahsis edilecek, sonra gelsin imar planları

Zaman gazetesinin dünkü manşeti pek ilginçti: Askeri alanlarda betonlaşma tehlikesi… İlginç, çünkü medya çevreyle, kentleşmeyle ilgili haberlerde üç maymunu oynamaya devam ediyor. Medya için “çevre” haberleri-hele İstanbul’a yapılan yatırımlar, kentsel dönüşüm vs. sözkonusuysa-emlak haberlerinden ibaret. Çevre muhalefetinde en çok öne çıkan konu başlığı, yıkıcı etkileri kısa sürede ortaya çıktığı için HES’ler ama bu bile yeterince sorgulanmıyor.
Gezi Parkı sonrasında bile “çevre hassasiyeti”ni, çevreyle ilgili sorgulanan onca projeyi gündeme getirmeye çekiniyor basın. Nasıl yapsın? Kanalistanbul’dan tut, Yassıada’nın betonlaşmasına her karar “en tepeden” geliyor. Ne yerel yönetim, ne halkın isteği, ne de kanunları kaale alan var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın şehir merkezlerindeki kışla arazilerine talip olması pek çok başka “proje”de olduğu gibi medyada sessizlikle karşılandı…

Askeri alanların tahsisi
Mesele şu: Milli Savunma Bakanlığı, şehir merkezindeki kışlaların kent dışına taşınmasıyla ilgili “çalışma” yürütüyor.
Zaman’ın haberine göre, 537 bin 917 hektar alana sahip olan İstanbul’da, toplam 21 bin 410 hektar askeri alan ve askeri güvenlik bölgesi bulunuyor. “Tapuda hazineye kayıtlı olan fakat kullanım için askerlere tahsis edilmiş bu alanlar boşalırsa araziler Hazine’ye dönecek. Araziler, hazırlanacak protokollerle bakanlık ve belediyelere tahsis edilebilecek. Boşalacak arazilerin ne amaçla kullanılacağı ise şimdilik bilinmiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mücahit Demirtaş, ‘Askeri alanların topyekûn imara açılacağını söylemek de hiç imara açılmayacak demek de yanlış olur’ diyor.”
O ne demekse?

Kentsel dönüşüm ihtiyacı!
İstanbul’un çarpık kentleşmesinde kalan tek yeşil alanlar, askeri bölge ve mezarlıklar. Esenler, Maslak, Kağıthane gibi hızla betonlaşan bögelerde askeri alanlar da imara açılırsa, neler olacağını ilkokul çocuğu bile biliyor.
Zaman, Zekeriyaköy örneğini vermiş: 2010 yılında hava füze üssü olarak kullanılan 500 dönümlük yeşil alan boşaldıktan sonra bölge yapılaşmaya açıldı. Anlayacağınız orman olarak tescil edilmeyen askeri alanlar, “orman vasfını yitirmiş” denilerek “kentsel dönüşüm ihtiyacı” için imara açılabilir.
Hatta hiçbir şey söylemeye, önce belediyeye “kültürel alan” yapması için devredip oradan ihaleye çıkmaya bile gerek yok.
Yassıada ve Sivriada, hem 1. Derecede SİT idi, hem de askeri bölge. Hükümet, bir torba yasayla Hazine’nin elindeki adaları imara açtı. “Demokrasi adası yapılacak” deniliyor ama ne yapacağı, kime vereceği henüz belli değil.
Zaman, haberi İBB’nin çevre planması raporundan zayıf bir temenni ile bitirmiş:
“Askeri alanların öncelikle sosyal ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, kültürel tesis, mezarlık, yeşil alan vb.) alanları olarak kullanılması öngörülmüştür.”
Eğitim, kültür, sağlık tesisleri ve müze… Lafta “masum”
hatta “faydalı” sivil projeler. Ama artık hangimiz buna
inanır ki?

BEYAZ BAL’IN ÖLÜMÜ
– Beyaz Bal, eşinin 27 bıçak darbesiyle Tarlabaşı Bulvarı’nda can verdi. Haberlerde “sevgilimle geziyorum, sana ne” sözleri nedeniyle kocasının “delirdiği” yazıldı.
– Basına göre, neredeyse bıçaklanarak öldürülmeyi hak etti Beyaz! Nedense Beyaz Bal’ın Emniyet Müdürlüğü’ne sadece 150 metre uzaklıkta katledildiğini görmezden gelindi.
– Polis sokak ortasındaki bu cinayete seyirci mi kaldı? Katil koca kaçarken tesadüfen mi yakalandı? Karıyla kocanın arasında geçen konuşmalardan ziyade, bir kadın nasıl şehrin ortasında öldürülür, hesap verin.

Bir önceki yazımız olan Muslera kupayı getirdi - Ersin Düzen - 12 Ağustos 2013 başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *