Arınç’tan önemli açıklamalar

20 August 2013 Tuesday, 00:54

Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, uğradığı yumruklu saldırıyla ilgili soruları yanıtladı. Bakanlar Kurulu toplantısında da Bozdağ’ın, İçişleri Bakanı Muammer Güler’in ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in olayla ilgili bilgi verdiğini aktaran Arınç, “Maalesef geçmişten bu yana orada başta CHP olmak üzere birtakım kuruluşlar gösteri yapmaktadır. Oraya hükümetimizden veya partimizden kim giderse yuhalamayı da iş edinmişlerdir. Biz yuhalanmayı göze alarak Hacı Bektaş-ı Veli pirin hürmetine, bu toplantılara her sene katılıyoruz” dedi.
Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Arınç, “Sayın Kılıçdaroğlu, kürsüye çıktığında bu olayı telin etmedi. Yanlış bulduğunu da ifade etmedi. Aksine başka bir şey söyledi. Hacı Bektaş’ın sözünü hatırlattı; ‘İncinsen de incitme’. Bu sözün muhatabı Bozdağ. Bozdağ’a diyor ki Kılıçdaroğlu: ‘Sana bir yumruk attılar ama sen onu affet.’
Kılıçdaroğlu, yumruk atanı kınamak yerine, bunun çok ayıp, çok çirkin bir şey olduğunu söylemek yerine Hüseyin’i müdafaa edercesine ‘o bir şey yapmış ama sen incinme o kadar. Sen onu affet’ anlamında. Bunlar çok çirkin şeyler. Bir AK Parti hükümetinin mensubuna yumruk atan şahsı kahraman olarak görmek, ona arka çıkmak bir siyasetçiye, bir milletvekiline, bir genel başkana hiç yakışık almıyor. İşin üzücü olan tarafı budur” diye konuştu.

İki polis açığa

İçişleri Bakanlığı’nın olayla ilgili olarak mülkiye müfettişleri görevlendirdiğini kaydeden Arınç, “Bildiğim kadarıyla iki polis görevlisine işten el çektirildi, görevlerini tam yapmadıkları için. İncelemenin sonucunda başka görevliler içerisinde idari ve adli yönden yapılabilecek şey de çıkabilir. Olay bütün boyutlarıyla araştırılmaktadır” dedi.

Kapatmaya dava açılabilir

“AK Parti’ye açılan kapatma davasında irticai eylemlerin odağı olmakla suçlanmıştı ancak Ergenekon davasında bu delillerin uydurma olduğu ortaya çıktı. Bu konuyu AK Parti’nin tekrar mahkemeye taşıyacağı ifade ediliyordu. Bu konuda bilgi verir misiniz?” sorusu üzerine Arınç, şunları kaydetti:
“Kararın dayanağı, bazı bilgi veya belgelerin veya delil olarak sayılan haberlerin veyahut da kağıtların diyelim, bunların aslının olmadığı, düzmece olduğu, bunların bir şekilde elde edildiği veya temin edildiği, bugün ciddi biçimde tartışılması lazım.
Çünkü o günleri yaşayan bir insan olarak size söylemem gerekir ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının alelacele iktidarda olan bir parti hakkında açtığı davada bütün deliller 400 tane kağıt parçasından ibaretti. Bu 400 tane kağıt parçası da internet siteleri ile belli veya bilemediğimiz bazı gazetelerde son sayfa haberleri olarak yayınlanmış, doğruluğu şüpheli olan pek çok medyaya yansımış haber diyelim.
İnternet andıcı varsa ve gerçekliği kabul edildi. Başka düzmece delillerle bu partinin kapatılmak istendiği belli senaryoların içerisinde tartışılmışsa ki bu da bir mahkeme kararıyla neredeyse ortaya çıktı. Bizim hukukumuzda mahkeme kararına dayanak teşkil eden veya delil olarak değerlendirildiği halde sonradan bunların delil olarak çıkarılması, bir yargılamanın iadesi sebebidir. Dolayısıyla yüksek mahkeme de olsa onun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve diğer kararlar muhaccesinde yeniden gözden geçirilmesi gerekir düşüncesi, iddiası boş bir iddia değil.”

Bir önceki yazımız olan Ali İsmail Korkmaz'ın son anları başlıklı makalemizde ali ismail korkmaz, eskişehir ve gezi parkı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz