Aort Anevrizması nedir? Aort Anevrizması kimlerde görülür?

Son yıllarda daha sık duymaya başladığımız hastalıklardan biri aort anevrizması… “Oksijenden zengin kanı ağacın damarları gibi vücuda yayan” aort damarının genişlemesi ve akabinde patlaması anlamına geliyor. Yaşa, tansiyona ve sigara kullanımına bağlı ortaya çıkan bir hastalık.
Hiçbir belirtisi olmadığı için ancak tesadüfen ya da risk faktörü olan kişilerin özel testler yaptırmasıyla ortaya çıkıyor. Ancak bir kez tespit edildikten sonra gerek ameliyat gerekse takip yöntemiyle ölüm çoğu zaman engellenebiliyor. Cleveland Clinic’te Damar Cerrahisi Bölümü’nün başkanı Doktor Daniel Clair, anevrizmanın nedenlerini ve son tedavi yöntemlerini anlattı:

Aort hastalığı vakası gün geçtikçe arıyor mu?

Bu intibanın birkaç nedeni var. Batı dünyasında artık daha uzun yaşıyoruz, dolayısıyla damarları etkileyen daha fazla hastalıkla baş etmek zorundayız. Bunların başında da aort hastalıkları geliyor. Mesela anevrizma yaşla birlikte daha sık görülen bir hastalık. Bir de artık elimizde, eskisine göre aort hastalıklarını tespit etmek için daha hassas ve gelişmiş yöntemler var.

Neden olduğunu biliyor muyuz?
Anevrizma hastalığı aort duvarındaki elastik dokunun dağılmasından kaynaklanıyor. Bunun birkaç nedeni var. Bazı insanlarda genetik faktörler etkili olsa da anevrizma birçok insanda riski artıran bazı davranışlardan kaynaklanıyor.

Mesela?
Sigara büyük ihtimalle en başta gelene neden. Çünkü akciğerlerde ve vücudun geri kalanında elastik dokuyu parçalıyor. Akciğerdeki doku dağıldığında anfizem, aortta dağıldığında ise anevrizma oluyor. Yüksek tansiyon da aort hastalığına nende olan unsurlar arasında. Sigara tansiyona da olumsuz etki yaparak anevrizma oluşumuna katkıda bulunuyor.

Ailede varsa risk ne kadar artıyor?
Eğer birinci derece bir akrabanızda varsa yüzde 20 artıyor. Birinci derece anne, baba ve kardeşlerden oluşuyor. Büyükbaba ve büyükannelerde olması da riski biraz artırıyor ama asıl tehlike birinci derece akrabalarda. Eğer ailede varsa erkekler 50, kadınlar 60 yaşından sonra kontrolden geçmeli. Kadınlar üretken yıllarında östrojen sayesinde korunuyor gibi görünüyor.

Hiçbir belirtisi yok, değil mi?
Maalesef belirtiler ortaya çıktığında, geri döndürülemez sonuçları olabiliyor. Neyse ki, genelde safra kesesi ya da böbrek taşı gibi şikâyetler üzerine film çektiğimizde anevrizmaları görüyor ve önlem alabiliyoruz.

Diyelim ki böyle bir fırsat olmadı?
Anevrizmanın patlaması halinde ölüm oranı yüzde 80-90. Hasta kan kaybından kısa sürede hayatını kaybediyor.

Ameliyat kararını nasıl alıyorsunuz?
En önemli unsur anevrizmanın büyüklüğü. Çapı ne kadar genişlerse yırtılma risk o kadar artıyor. Ayrıca MRI ile damar duvarındaki stresi de ölçüp risk değerlendirmesi yapmak mümkün.

Anevrizmanın çapı 5 santime çıktığında ameliyat mı yapılıyor?
Eskiden sınır 5 santimdi. Biz artık, en azından bu hastanede, İngiltere ve ABD’de yapılmış araştırmalardan yola çıkarak erkeklerde 5.5 santime kadar hastayı yakından takip etmeyi tercih ediyoruz. Kadınlarda ise patlama daha kolay gerçekleştiği için 5 santimde ameliyat yapıyor.

70 yaşında bir hasta için de mi aynı kriter geçerli?
Biz burada 90 yaşına kadar hastaları ameliyat ediyoruz. Her zaman anevrizmanın yırtılma riskiyle tamir riskini karşılaştırıyoruz. Gelişen teknolojiyle tamir etmenin riski azaldıkça tedavi etmeye yatkınlığımız artıyor.

Peki, hastanın diğer açılardan sağlıklı mı olması gerekiyor?
Özellikle böbrek ve akciğer hastalıkları riski artırıyor. Fakat minimal invaziv adını verdiğimiz, büyük ameliyata gerek olmayan yöntemlerle bu riski azaltabiliyoruz.

Ameliyat ömrü ne kadar uzatıyor?
Başka bir hastalığı olmayan kişileri çoğunda ameliyattan sonra hayatta kalma süresinin en az 10 yıl olduğunu biliyoruz.

Ameliyatta opsiyonlar nedir?
Açık ameliyatı 50’li yıllardan beri yapıyoruz. Bu ameliyatta aorta giden kan akışını durdurarak sorunlu bölgeye polyester kumaştan yapılmış yeni bir duvar dikiyoruz. Hastanın yeni aortu bu oluyor. Bu yöntem son 10 yılda artık daha da güvenli hale geldi. Bu ameliyatta ölüm riski yüzde 1’in altında.

Peki ya daha az invaziv yöntemler?
Kasıktan bir santimden daha küçük hale getirilmiş bir “astar” sokuyoruz. Bu astar aortta sorunlu bölgeye geldiğinde genişleyerek damarın içini kaplayacak kalınlığa geliyor. Böylece yine polyester bir kumaş kullanarak yeni bir aort yerleştirmiş oluyoruz.

Eğer risk bu kadar azsa neden ameliyat için aortun 5.5 santim olmasını bekliyorsunuz?
Neden 4 santimde tamir etmeyelim, değil mi? ABD’de bu konuda yapılan en büyük araştırmada anevrizması 4 ve 5.5 santimde olan hastaların durumları karşılaştırıldı. Ameliyat olan ya da bekleme yöntemi seçilen hastalarda sonuçta hiçbir değişiklik olmadığı gözlemlendi. Üç yıl sonra durumları aynıydı. Dolayısıyla 5.5 santime kadar düzenli gözlemle izlemenin güvenli olduğu, ameliyat yapmak için bu çapa kadar beklenebileceği anlaşıldı.

Gözetim altındaki hastanın ne sıklıkla doktoru görmesi gerekiyor?
Kadınlarda 4-4.5, erkeklerde 5 santime kadar anevrizmalar için yılda bir kez görmesi yeterli. Kadınlarda 4.5, erkeklerde 5 santimi geçtikten sonra altı ayda bir görülmesi daha doğru.

Diyelim ki hasta 6 ayda bir kontrole geliyor. 5 ay 20 gün sonra yırtılma olursa…
Eğer araştırmalara bakarsanız 5.5 santimin altındaki hastalarda 6 ay içinde yırtılma riski yüzde 1’in altında görünüyor. Yırtılmanın olduğu hastalar genellikle randevusunu kaçıranlar oluyor. Düzenli takiple risk çok çok az.

Yani aort hastalığı zannedildiği gibi bir saatli bomba değil?
Hayır, bu inanıştan uzaklaşmamız gerekiyor. Başka bir hastalık nedeniyle yapılan ultrason ya da bilgisayarlı tomografiyle yakaladığınız müddetçe biz sizi koruyabiliyoruz. Bu aşamada düzenli olarak takip edilir, ameliyatı uygun zamanda olursanız güvendesiniz.

Yumruk yemediğiniz müddetçe normaldir

Diyelim ki aortta genişleme var. Ama ameliyat için erken. Daha mı az hareket etmeliyiz?
Anevrizması olan herkes bunu soruyor. Genişleme ve yırtılma riskini artırdığını bildiğimiz iki şey var. Biri sigara içmek. Hem yırtılma riskini artırıyor hem de ameliyatı daha riskli hale getiriyor. İkincisi ise yüksek tansiyon. Damarların içindeki basınç arttığında bu damarların genişlemesine neden oluyor.

Peki ya egzersiz?

Düzenli egzersiz yapmanın, özellikle kardiyo egzersizler yaparken tansiyonu kısa süreli artırsa da genel olarak düşmesine yardımcı oluyor. Biz hem duygusal duruma olumlu etkileri hem de tansiyonu düşürmesine yardımcı olduğu için egzersize devam edilmesini tavsiye ediyoruz.

Diyelim ki hasta yere düştü. Bir şey olmuyor mu?

Biri sizi karnınızdan yumruklarsa olumsuz etkisi olabilir. Ama bunun dışında normal aktivitelere devam edebilirsiniz.

Çığır açan 3 ameliyat

Cleveland Clinic’in aort hastalığı konusunda iddialı olduğu hatta dünyada tek olduğu üç alan var:
-Birincisi kompleks anevrizmalar. Yani aort ana damarının dallarını da tutan anevrizmalar. Doktor Clair dünyada bunları minimal invasiv yöntemlerle tedavi edebilen çok az yer olduğunu söylüyor. Elinde bu ameliyatlar için özel tasarlanmış kumaşları göstererek dallara ayrılmış anevrizmaya birbirine bağlı polyester kumaşların nasıl yerleştirildiğini anlatıyor. Bu ameliyattan yılda yüzlerce yaptıklarını söylüyor.

– Damar cerrahisi bölümünün iddialı olduğu ikinci konu takılan parçaların çıkarılması. Doktor Clair, anevrizma tedavisinde bunların çok başarılı olmasına rağmen yüzde 1-2 vakada işe yaramadığını söylüyor. Bu durumda hastayı açık ameliyatla tedavi etmek ve bunun için de önce parçayı çıkartmak gerekiyor. 100’den fazla hastada bunu başarıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Doktor Clair, bu alanda dünyada lider konumda olduklarını ifade ediyor.

– Üçüncü konu ise aort tıkanıklığı. Kolesterol ve damar sertliği nedeniyle tıkanan aort, hastanın nasıl yürüdüğünü ve yaşadığını doğrudan etkileyebiliyor. Genellikle açık ameliyatla tedavi ediliyor. Ancak Doktor Clair, bu hastalığın kateter yoluyla stent ameliyat gerekmeksizin ya da kasıkta küçücük bir kesi yapılarak tedavisi için en büyük araştırma ve operasyonun Cleveland Clinic’te yapıldığını söylüyor.

DİPNOT: Aort anevrizması halkın yüzde 4-8’inde görülüyor.

Bir önceki yazımız olan Çatalca'daki Roman ailelerin çilesi başlıklı makalemizde Çatalca, Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara ve Çatalca Belediyesi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *