Anadil ve başörtüsü yorumları

‘Bir tek Kürdün anadili yok ki’

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu önceki akşam TRT’de katıldığı programda, anadilde eğitim taleplerini değerlendirdi. Kuzu, “ABD’de 72 millet 51 eyalet var. Hepsinde İngilizce eğitim yapılır. Bir tek eyalette İspanyolca eğitim yapıldı; baktı işler kötüye gidiyor kapattılar. Bunun en kötü örneği Belçika. Bir yerde yangın çıkıyor. Bu tarafta itfaiye yok, öbür taraftan istiyorlar. Adam isterken kendi dilini kullanıyor. Diyarbakır’da olan birinin Kürtçe istediğini düşünün. Bu adam kendi dilini konuşuyor ve anlamazlığa vuruyor. İtfaiye yavaş yavaş hazırlanıyor, 10-15 insan cayır cayır yandı. Adamın inadına bakın. Dolayısıyla bu noktaya getirildi sonunda” dedi.
AK Parti sözcülerinin sıkça dile getirdiği, “Ana dil ana sütü gibi helal” sözüne göndermede bulunan Kuzu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir tek Kürdün anası yok ki, 18 tane etnik grup anası alıp gelirse ne yapacağız? Ben de anamı getirdim ben de dilimi istiyorum derse ne yapacağız? Bunları iyi düşünmek gerek. Sonra diyorlar ki, biz bölünmek istemiyoruz böyle bir niyet yok. Yahu yok da, sonu oraya gider.”

‘Başörtüsü bir neslin içinde uktedir’
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dün gece CNN Türk’te gazeteci Hande Fırat’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Davutoğlu başörtüsü yasağına ilişkin, şunları söyledi:
“Eşim, daha evlenmenin mutluluğunu yaşayamadan okuldan uzaklaştırıldı. Kaç defa okuldan uzaklaştırıldı, kaç defa kapılarda bekledim. Kaç kere mahkemeye gittik. Bu, bir neslin içinde uktedir. Mesele, ‘Çıkarsa ne olur’ değil. Meclis resepsiyonuna Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün eşi ile gelmesi normalleşmedir, büyük onur duyduk. Eşim başörtüsü kararını duyunca, ‘Çok zorluk çektik, inşallah gelecek nesiller çekmez’ dedi.”
Davutoğlu, andımızın kaldırılması ile ilgili olarak da “Ben bazen Andımız’ı İngilizceye çeviriyorum. Andımızı İngilizce’ye çevirtip yurtdışında okutalım, saygı uyandırır mı? Kalkması milli kimliğimize zarar vermez” dedi.

‘Kurumların takdir hakkı yok’

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, üniformalı personelin çalıştığı kurumların başörtüsü konusunda bir takdir hakkının olmayacağını belirtti.
Bozdağ, dün Diyanet-Sen Genel Merkezi’nin açılışına katıldı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, polis, asker ve yargının başörtüsü konusunda kendilerinin karar vereceğine yönelik açıklaması hatırlatılması üzerine Bozdağ, “Üniforması olanlar belli, polis, asker, hakim ve savcılar üniforma giyiyor. Başbakanımızın açıklaması çok açık. Bununla ilgili kendi iç düzenlemlerini kurumlar yapacaktır ama bu konudaki yönetmelik değişikliği bu alandaki demokratikleşme adımını çok net bir şekilde çerçevesini çizecek. Kurumların bu demokratikleşme adımının istisnaları ve kapsamı konusunda bir takdir hakkı olmayacaktır” dedi.

Bir önceki yazımız olan Başörtülüler kamuda nasıl giyinecek başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *