Amerikan başkanlarının ilginç özellikleri

Woodrow Wilson (1913-1921), zenci kölelerin olduğu bir evde büyüyen son başkandı. Obama’ya gelinceye kadarki tüm başkanlar arasında sadece onun üniversiteden doktorası vardı. Rakibi Dean West’e göre, onun Princeton’u bırakıp politikaya atılması 20. yüzyılın mahvolmasına neden oldu.
Warren G. Harding (1921-1923), haftada iki kez poker partisi düzenler; Beyaz Saray’da viski servisi yapardı.
Calvin Coolidge (1923-1929), konuşmalarını bizzat yazardı. Amerika’nın Kurtuluş Günü (4 Temmuz) doğan tek başkan oydu. O kadar iyimserdi ki, yaklaşmakta olan “1929 Büyük Ekonomik Buhranı”nı bile yok saymıştı.
Herbert Hoover (1929-1933), komünist karşıtı olmasına rağmen, Rusya’daki Bolşevik Devrimi’nin en büyük destekçilerinden biriydi. Hoover, Oval Ofis’teki masasına telefon monte edilen ilk başkan oldu. Ekonomik buhrandan çıkışın tüm tedbirlerini Roosevelt değil, Hoover almıştı. Bankalara borç para veren, inşaat sektörünü parasal olarak destekleyen ve devlet binalarının inşasını başlatan oydu.

Atom bombası ve uyku…

Franklin Delano Roosevelt (1933-1945), Hoover’ı çok para harcadığı ve bütçe dengesini bozduğu için eleştirerek, başa geldi. Ancak, kendisi her zamankinden fazla harcama yaptı. Devlet çalışanlarının toplu sözleşme yapmasını engelledi. Gerçekte, getirdiği “New Deal” politikası Büyük Buhran’ın etkilerini azaltmaya değil; uzatmaya yaradı.
Harry Truman (1945-1953), 20. yüzyıl içinde üniversite mezunu olmayan tek başkandı. Her gece tarih okur ve bu kitapların alacağı kararlarda yardımcı olacağını düşünürdü. Hiroşima’ya atom bombası atılması emrini verdiği günün gecesi mükemmel bir uyku çekmişti. “Güçlü bir hükümetin olduğu yerde, güçlü bir diktatörlük de vardır” sözünü söyledi.
Bu bilgileri aldığım Steven F. Hayward’ın The Presidents isimli kitabına göre, Dwight David Eisenhower (1953-1961), popülaritesi görevde kaldığı sürece yüzde 50’nin altına düşmeyen tek başkan oldu. Halkı sıkmamak için, televizyonlarda görüldüğü süreyi çok kısıtlı tutardı.

Futbolu bıraktı ‘hukuk’ okudu

John F. Kennedy (1961-1963), 20. yüzyılda doğmuş ve Katolik olan ilk başkandı. Kendisine yatıştırıcı maddeler veren ve kendisinin “Dr. Feelgood” diye adlandırdığı doktorun lisansı, daha sonra sahte reçete düzenlemekten iptal edildi.
Lyndon Baines Johnson (1963-1969), birçok defalar Kuzey Vietnam Başkan’ı Ho Chi Minh’i telefonla arayarak bir askeri hareket düşünmediklerini söylemişti. Buna rağmen, ABD’nin en büyük yenilgisi sayılan Vietnam Savaşı’nı başlattı. Johnson’ın “Güzel Toplum” projesi uygulanırken, suç oranı her yıl yaklaşık yüzde 20 artmıştı. Fakirliğe karşı ilan edilen savaşı da, fakirlik kazandı.
Richard M. Nixon (1969-1974), ABD tarihinde ilk kez savunma harcamalarından fazla, sosyal harcama yapan başkan oldu.
Gerald Ford (1974-1977), 17 günde 2 ayrı öldürme teşebbüsünden kurtuldu. Michigan Üniversitesi futbol takımındayken, Yale’de hukuk okumayı tercih etti.
James Earl Carter (1977-1981), UFO gördüğünü söylerdi. Büyücülüğe o denli inanırdı ki, kaybolan bir uçağın yerini bulmak için bir falcıya danışılmasını emretmişti.
2002 yılında aldığı Nobel Ödülü’nün, Komite’deki anti-Amerikan oylar nedeni ile verildiği söylendi.

Bir önceki yazımız olan Kapalı Çarşı'da bir adres başlıklı makalemizde adres, cumartesi ve etüd hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *