Altın Şafak Partisi’ne tepkiler bitmiyor

Yunanistan’da ırkçılık karşıtı rap şarkıcısı Pavlos Fyssas’ın öldürülmesinin ardından gözler cinayetle ilişkili olduğu düşünülen aşırı sağcı parti Altın Şafak’a çevrildi. Son zamanlarda göçmenlere karşı şiddet içeren saldırıların yükselişe geçmesinden sorumlu tutulan Altın Şafak’ın lideri tutuklandı, parti kapatılma riski ile karşı karşıya. Neo-Nazi söylemini benimseyen partinin son zamanlarda desteğini artırmasına sebep olarak ekonomik kriz ve vatandaşlarda yarattığı çaresizlik gösteriliyor. Ancak konuştuğumuz uzmanlar, partinin kökenini anlatırken iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi’nin Altın Şafak’ın güç kazanmasının önünü açmakla suçladı.
Diktatörün gençlik lideri
Çoğu liderinin cinayet kapsamında başlatılan davada yargılandığı Altın Şafak, son seçimlerde yüzde 7 oy ile parlamentoda 18 koltuk edinmişti. Sonraki seçimlerde ise oyunu yüzde 10’lara çıkarması bekleniyordu; ancak Fyssas’ın ölümünün ardından destek oranının düştüğü belirtiliyor. Altın Şafak sadece göçmenlere değil, solcu, ırkçılık karşıtı, anarşist ve homoseksüellere karşı gerçekleştirilen şiddet eylemlerinden de sorumlu tutuluyor. Altın Şafak ile bağlantılı kişilerin daha önce de göçmen cinayetlerine karışması; Avrupa Komisyonu’nun Altın Şafak’ı saldırılarla ilişkilendiren raporlarına, Yunan devletinin elindeki kanıtlara rağmen neden bugüne kadar harekete geçilmediği sorusunu akıllara getiriyor.
Boğaziçi Üniversitesi’nin Yunan öğretim görevlisi Giorgos Kazantzidis, Altın Şafak ile Yunanistan’da 1967-1974 arasında hüküm süren askeri cunta arasındaki ilişkiye dikkati çekiyor: “Altın Şafak’ın şu an tutuklu olarak yargılanan lideri Nikolaos Mihaloliakos, 1984’te o zamanlar hapiste olan diktatör Yorgos Papadopoulos tarafından faşist parti Ulusal Siyasi Birlik’in gençlik kollarının başına atandı. Mihaloliakos’un yerini sonradan bugün iktidarda olan Yeni Demokrasi’nin parlamento sözcüsü Makis Voridis aldı.” Voridis, Yeni Demokrasi’de kökenleri diktatörlük yönetimine dayanan tek kişi değil…
İdeolojik olarak yakın
Bu noktada Altın Şafak’ın diktatörlüğe uzanan kökenlerinden bugün iktidar partisi olan Yeni Demokrasi ile arasındaki ilişkiye geliyoruz. Yunan gazeteci Christos Syllas da iki parti arasındaki ideolojik yakınlığa dikkati çekiyor. Syllas, Yeni Demokrasi vekillerinin Altın Şafak ile koalisyon kurabileceklerine dair açıklamaları olduğunu vurguluyor. Parti lideri Başbakan Antonis Samaras’ın danışmanlarının Altın Şafak sempatizanı olduğunu da ekliyor. Syllas, partide çok sayıda “cunta sevdalısı” olduğunu belirtiyor. Syllas, “Yeni Demokrasi ve Altın Şafak arasında ciddi bağlar var. Hükümet, mali politikalarına karşı işçi hareketinin ortaya çıkmasını engellemek için Altın Şafak’ı kullandı. Altın Şafak’la millet ve aileye dair ortak görüşlere sahipler. 80 ve 90’larda Yeni Demokrasi vekilleri de faşistti. Yeni Demokrasi’nin ne kadar oy alacağı bu noktada çok önemli; çünkü Altın Şafak’tan oy çalmak istiyorlar” açıklamasında bulundu.

Neo-Nazizm Sola karşı kullanıldı
Parlamentonun en büyük ikinci partisi olarak en güçlü muhalif gücü temsil eden sol koalisyon SYRİZA milletvekili Vasiliki Katrivanou da hükümetin Altın Şafak’la güçlü işbirliği sinyalleri verdiğini aktarıyor. SYRİZA olarak Altın Şafak ile ilgili parlamentoya 44 soru önergesi vermelerine rağmen dikkate alınmadıklarını belirten Katrivanou, “Hükümet Altın Şafak’ı bir suç örgütü olarak yargılamak adına şimdiye kadar harekete geçmediği gibi, partinin ideolojisini de kullanıyor. Göçmenlik politikası tamamen aynı. Hükümet şimdiye kadar neo-Nazizm’i SYRİZA’ya karşı bir güç olarak gördü” diyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin tarih bölümü öğretim üyesi Vangelis Kechriotis’e göre bugüne kadarki saldırıları gerçekleştirenler dokunulmazlıklarının olduğunun bilincindeydiler. Kechriotis, Fyssas’ın öldürülmesinin planlanmadığını ve bir hata olduğunu düşünüyor. Yunan akademisyene göre “Altın Şafak krallığında kırılmalar” yaratan bu cinayet, AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek olan Yunanistan’da harekete geçilmesine sebep oldu. Syriza milletvekili Katrivanou da şimdiye kadar göçmenlerin öldürülmesine rağmen yasal süreç başlatılmasa da bir Yunan gencin öldürülmesinin ardından AB ve ABD’den gelen baskılar yüzünden hükümetin harekete geçmek zorunda kaldığını belirtiyor.

Bir önceki yazımız olan Berkin Elvan için 'kayıt' kampanyası başlıklı makalemizde Berkin Elvan, Berkin Elvan kimdir ve Berkin Elvan'a ne oldu hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *