AJDA PEKKAN GERGiNSE SEBEBi VAR

13 August 2013 Tuesday, 17:28

Süperstar’la Bülent Ersoy arasında neler oluyor diye merak ediyorsanız, Ajda Pekkan’la Orhan Gencebay arasında yaşananları hatırlamakta fayda var

Konular zihnimde uçuşuyor. “Şunu mu yazsam, bunu mu yazsam?” derken o an gündem değişiyor. Ajda Pekkan katıldığı bir iftar yemeğinde Orhan Gencebay’ın ve plakçısının olduğu masada oturmuş. Bülent Ersoy’a selam vermemiş, Ersoy çıldırmış. Ucubeler, zangoçlar, hödükler havada uçuşmuş.
Ajda Pekkan “Selam verdim” dedi ama Ersoy’un hakaretlerinin altında kalmamak için bir de dava açacağını söyledi. O masadaki gerginliğin sebebi belli. Hani “Orhan Gencebay’a Saygı” albümünde bir şarkı söylemişti ya Pekkan. Ama sonra sponsorluktu, konserdi derken hem Gencebay hem de plakçısıyla ortalık gerilmiş, Süperstar rahatsızlığını dile getirmiş ve albümün konserinde sahneye çıkmayı reddetmişti. Hatta Tarkan, Ebru Gündeş, Candan Erçetin gibi isimler de gitmemişti…
O gün bugün ilişkiler gergindi. Bütün hikaye bu aslında. Azıcık arşivlemek beyinde bu işleri, yeterli anlamak için o masada olan biteni…

PANİK ATAK MI DEDİNİZ?
Gündem hızlı değişiyor dedim ya, benim bünyem de öyle. Sevmek ne kelime, mıncıklamaya doyamadığım kediye ve köpeğe alerjim çıktı 30’umdan sonra. Arkadaşlarıma da saçma sapan panik ataklar gelmeye başladı. Ebru vardır mesela, asansöre binemez, Selma eve giremez, İzel otomobil kullanamaz… “Hepsi beynininizin oyunu” derdim de anlatamazdım. Söyleyince anlayacaklar sanıyordum. Hiç öyle değilmiş. Bunları gerçekten yapamıyor, yapma düşüncesi bile kendini ölecek gibi hissetmene sebep oluyormuş. Nereden biliyorum, çünkü yine büyük konuştum, yine başıma geldi.
Anlatayım… İkide bir sağa sola çarptığım için şehir içinde otomobil kullanmıyorum. Ama fırsat çıktımı da reddetmiyorum. Uno Cup’a katılmışlığım ve daha piste açılan kapıdan bile çıkmayı beceremeden duvara toslayıp yarıştan elenmişliğim var.
Neyse aradan geçmiş 15 sene, bu kez yarış değil “test sürüşü” teklifi geldi önüme. Bu test sürüşleri trafikte yapılmıyor ya, ona güvenip, kabul ettim.

Direksiyonda kalp çarpıntısı
Ekipte Çiçek Güney gibi şampiyon bir pilot var. Hah kadınlar arası yarış başlıyor. Herkesten önce Çiçek beğenmeli beni! Geldi kapımıza Peugeot’un 208 GTI modeli.
Bir havayla yürüdüm otomobile ama oturamıyorum direksiyona. Kalbimde bir çarpıntı, nefes almada zorluk. Herkes benim direksiyona oturmamı bekliyor. Merhaba panik atak! Çiçek de önümde sinir bozucu şekilde rahat. Firmanın sorumlusu Yiğit Güner Mengi’nin kulağına eğildim, “Sen bana otomobili senin kullanıp böylece tüm özelliklerini daha iyi anlatabileceğini söyle, ben de sana ayıp olmasın diye kabul etmiş gibi davranayım, lütfen mevzuyu daha fazla uzatmayalım” dedim. Planım aynen işledi, Çiçek bizi geçti, benim de panik atağım… Üstelik de uçurum kenarlarından teğet dönüşlerde, ani frenlerde gıkım çıkmadı.
Keşke ben benim kızlar gibi olmasam, her şeyin üzerine gitsem, kendime bir köpekle bir de otomobil alsam, sonradan gelme tüm yüklerimi bir bir kovalasam…

Bir önceki yazımız olan Dolce Farniente'nin sonu mu geldi? başlıklı makalemizde carpediem, hollywood ve italya hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz