Ahu Sungur: Tam bir işkoliğim

FOX’ta yayınlanan “O Hayat Benim” dizisinde “Hülya” karakterine hayat veren Ahu Sungur, mesleğine ve oğluna olan tutkusunu anlattı. Ölene kadar mesleğini asla bırakmayacağını söyleyen Sungur, nasıl mükemmeliyetçi ve işkolik biri olduğundan bahsetti.

Geçmiş olsun, ufak bir set kazası geçirmişsiniz. Şimdi nasılsınız?
Evi terk etmek için valizimi topladığım, koşar adım çıktığım, aksiyonu yüksek bir sahneyi çekerken ayağım halıya takıldı ve düştüm. Ayağımdaki topuklu ayakkabılar ve halının azizliğine uğradım. Hayatımda ilk defa bir set kazası yaşadım. Resmen sol tarafımın üzerine düşmedim, uçtum ve omzum çıktı. O sırada kafamı korumak için kolumu kaldırdım ve çıkan sesten zaten omzumun çıktığını anladım.

Omzunuzun çıkmasına rağmen sete devam etmişsiniz…
Yere düşüp, herkes başıma toplandığında paydos dendiğini duydum ve çıldırdım. Çünkü iki sahne daha yetiştirmemiz lazımdı ve gün gidiyordu. Kalkıp kendimi toparladım. Omzumu takmayı denedim, taktım ve öyle iki sahne daha çektim.

Sizin için işkolik dersek doğru olur mu?
Evet, tam bir işkoliğim. O işin orada benim yüzümden durması kolumun bana verdiği acıdan, daha fazla bir acı verirdi. Ailem ve mesleğimle nefes alıyorum. Mesleğim benim için çok önemli. Oyunculuğa sadece ekmek parası kazandığım iş gözüyle bakmıyorum. Oyunculuk benim için büyük bir tutku. Mesleğim bana zarar verebilir ama ben yaptığım işe zarar veremem.

Şu an hayal ettiğiniz yerde misiniz?
Çok azimli ve tutkulu biriyim. Şanslı olduğumu düşünüyorum. Bu meslekte hiç pes etmemek gerek. Ne mutlu bana ki, doğru yer, doğru insanlar ve doğru projeler denk geldi. Hayallerimin tamamını gerçekleştirmiş değilim. Bu benim için daha başlangıç.

‘Travestiyi oynamak istiyorum’

“Her rolü oynarım” diyor musunuz?
Bir televizyon dizisiyse her rolü oynamam. Ama bir sinema filmiyse saçımı sıfır numara bile kestiririm. Mesela bir travestiyi oynamak istiyorum. Onun için gözümü kırpmadan her türlü fiziksel değişimi yapabilirim. Şarkı söylemeyi çok seviyorum. Bu yüzden bir pavyon kadınını oynamak istiyorum. Bir de Marsha Norman’ın yazdığı çok sevdiğim, mükemmel bir oyun olan “İyi Geceler Anne” oyununu oynamak istiyorum ki oynarsam da
kesin ödül alacağım.

‘Roller beni seçiyor’

Genelde güçlü ve dişi rolleri canlandırmak özel tercihiniz mi?
Ben değil, roller beni tercih ediyor. Hep zengin, kötücül, dişli kadınları canlandırdım ama hiç şikayetçi değilim. Oynadığım bütün karakterlerimi çok seviyorum. Zaten bu iş karakteri sevmeden olmaz.
Dizinin gidişatından memnun musunuz?
Çok mutluyum. Proje ilk geldiğinde menajerim Bircan Silan’la bu işin iyi gideceğini anlamıştık. İyi ki bu dizinin içindeyim. Muhteşem bir senaryomuz var. Dizimizin bu kadar sevilmesinin bir nedeni de görünmeyen kahramanlarımızdır. Yönetmenimiz Hamdi Alkan tanıdığım en düzgün insanlardan ve rejisörlerden biri. Aktörlükten geldiği için oyuncuyu çok güzel idare ediyor. Hamdi’nin dışında ikinci yönetmenimiz Mehtap Köroğlu, senaristlerimiz Esin Gök, Can Sinan, Ali Ercivan ve Mert Meriçli kamera arkasında ki kahramanlarımız. Bence bu işin büyüsünden biri de bütün oyuncuların çok iyi olması ve karakterlerini sahiplenmesidir. Bizimki efsunlu bir iş. Efsun demişken, dizimizde “Efsun”u oynayan Ceren Moray müthiş bir oyuncu. İnsan üstü bir performans sergileyerek rolünü canlandırıyor.

Reytingleriniz için ne diyeceksiniz?
Pazar günü normalde maç günüydü. Bizimle cazip bir gün haline geldi. Ama yakında karşımıza tek çare diye “Game of Thrones”u koyacaklar. Allah utandırmasın her şey çok güzel gidiyor.

Karakteriniz “Hülya”yı kendinize ne kadar yakın buluyorsunuz?
“Hülya”ya çok kızıyorum ama seviyorum. Çok sık, çektiğimiz sahneleri, seti, kendi karakterimi rüyamda görüyorum. “Hülya” deli bir kadın. Delirdiği zaman bazen ben bile durduramıyorum. Kontrolden çıkan bir kadın. Yalan davranamayan, içi dışı bir, sivri biri. Antipatik olabiliyor ama çok zeki bir kadın. Seyirci gözüyle baktığınız zaman konağın içinde “Efsun”un kendi kanından biri olmadığını anlayan tek kişi o. Zaten tek problemi zeki olduğu için derdini anlatamamak. Seyirciler “Hülya”yı, “Nuran” (Yeşim Ceren Bozoğlu) ve “Efsun”un (Ceren Moray) baş düşmanı olduğu için bir umut olarak görüyor ve çok seviyorlar.

‘Evlilik insan doğasına aykırı’

 Sizce mutlu evliliğin sırrı ne?

Evlilik insan doğasına aykırı bir şey. Fakat bu aykırılıkları dengeyle yöneten biri varsa hayatınızda o bir şans. Onunla evlenebilirsiniz. Benim Suat’la evlendiğim gibi. Beni hiç kısıtlamıyor, özgürlüğümü elimden almaya çalışmıyor. Ben biraz sinirliyimdir. Ama Suat çok huzurlu ve çok dengeli biridir. 14’üncü senemizi kutlayacağız.

Ailenizi genişletmek gibi bir planınız var mı?
Bu ülkede çocuk doğurmak, büyütmek ve okutmak çok zor. Kendi adıma bir taneden daha fazlasını düşünemiyorum.

‘Set insanı makine gibidir!’

Set insanı nasıl olur anlatır mısınız biraz?
Set insanı, üşümez, acıkmaz, hastalanmaz, tuvaleti gelmez, makine gibidir! Dokunduğun an ağlar, dokunduğun an güler. Türkiye’de set insanı olmak böyle bir şey. Ama Hollywood’da böyle değil. Orada kadınların özel günlerinde bir hafta gitmemek gibi bir hakları var.

Mesleğinizi bırakma noktasına geldiniz mi?
Çok zor günler geçirdim. İyi insanlarla karşılaştığım kadar kötü insanlarla da karşılaştım. Ama bir an olsun mesleğimden vazgeçmedim. Çünkü insan kendinden vazgeçebilir mi? Ölene kadar, mesleğim beni bırakmadığı sürece, ben de onu bırakmayacağım.

Anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?
Doğuma gittiğim anda bile anneliğin ne olduğunu bilmiyormuşum. Ege’yi kucağıma verdiklerinde ve mememi emip, benden ona süt gittiğinde her şey sıfırlandı. Ege’den önce, Ege’den sonra olarak hayatım değişti. Oğlum için her şeyi yaparım. Onun için yapmayacağım hiçbir şey yok. O hayattaki en büyük tutkum ve aşkım.

İşiniz yüzünden hayattaki bazı anları kaçırdığınızı düşünüyor musunuz?
Ege’nin hiçbir anını kaçırmamak için oyunculuğa uzun bir ara verdim. Ege’yi iki yıl emzirdiğim sürede çok güzel iş teklifleri aldım ama oğlumdan sütümü kesmek ve yalnız bırakmak istemedim. Çalışmaya başladığımda da yoğun iş tempoma rağmen, Ege’nin hiçbir özel anını kaçıracak kadar bir şeyle karşılaşmadım. Eşim Suat çok iyi bir baba. İş konusunda Suat’la hiç çakışmadık. Ben yoksam o vardı, o yoksa ben vardım.

MELİS  GÜVENÇ – Milliyet TV

Bir önceki yazımız olan Hande Soral, Yılanların Öcü'nü ve hayatını anlattı başlıklı makalemizde hande soral, show tv ve Yılanların Öcü hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *