90’lar dizisinin Necmettin’i Eser Eyüboğlu

Doksanlar” dizisinde para kazanmak için her yolu deneyen “Necmettin“di… Eser Eyüboğlu şimdi de “Mandıra Filozofu” filmindeki “Şükrü” tiplemesiyle sinemaseverlerin karşısında.

90’lı yılları oynamak nasıl?
Biz sokaklarda oynayan son dertsiz çocuklardık. O yüzden de 90’lı yıllardan bir karakteri oynamak müthiş.

O yıllardaki kıyafetleri yeniden giydiğinizde neler hissetiniz?
İlk set günümde dönem kıyafetlerini giyip aynanın karşısına geçtiğimde çok güldüm ve bir türlü üzerime yakıştıramadım. Aynanın karşısına geçip kendimi izledim. Gördüğüm Eser değil, “Necmettin”di.

Söylediğiniz “Ben Seni Şişman Sevdim” sosyal medyada çok dinlenen şarkılardan biri oldu. Bu kadar ilgiyi bekliyor muydunuz?
Aslında şarkıyı bir internet projesi için yapmıştım. Dinlettiğim insanlar çok beğendi ve “Doksanlar”da kullanırsak güzel olabileceğini söylediler. Ben de bu kararı saygıyla karşıladım ve şarkıyı diziye adapte ettik. Şarkıyı kullandığımız bölümün yayını bittiğinde internetten yorumları okudum. İnsanların ilgisini büyük ölçüde çekmeyi başarmıştık. Yaptığım işlerin ilgi ve takdir görmesi beni mutlu ediyor. İnsan takdir gördükçe yeni eserler üretmek konusunda cesaret kazanıyor.

Derya Şensoy Doksanlar’ı anlattı 

Üçkağıtçı bir karakteri oynuyorsunuz. Hiç tepki alıyor musunuz?
Bazen sokakta yürürken “Yapmadığın iş kaldı mı?”, “Ya bu kadar da yalan olmaz ki ama” diyen insanlar oluyor. Yalnız bu cümleleri söylerken dilleri sert değil, güler yüzle yaklaşıyorlar. Oynadığım karakterin ilgi görmesinden dolayı kendimi iyi hissediyorum.

Oyunculukta hedefleriniz neler?
En büyük hayalim, ileride kendi yazdığım ve müziklerini bestelediğim bir müzikali sahneye koymak. Ayrıca Türk sinemasını yurtdışında temsil edecek sinema filmlerinde rol almayı çok isterim.


‘Kendimi şanslı hissediyorum!’

“Mandıra Filozofu” filminin çekimleri nasıl geçti?
Film çekimleri için Türkiye’nin en güzel koylarından biri olan Çökertme Koyu’na gidiyorsunuz ve kaldığınız odanın kapısı denize açılıyor. Daha ne olsun? Doğanın kalbine dokunmak, güzel insanlarla günlerce bir arada yaşamak, geleneklerle tanışmak, paranın satın alamayacağı nadir şeylerden olsa gerek. Çekimler süresince Birol Güven ve Müfit Can Saçıntı’yla birebir çalışabildiğim ve onları daha iyi tanıma şansına eriştiğim için de kendimi şanslı hissediyorum.

Bir önceki yazımız olan Ebru Özkan ve Fatih Al Not Defteri'ni anlattı başlıklı makalemizde Fatih Al, Ilgaz Giritlioğlu ve Mustafa Kuşçu hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *