17 August 2013 Saturday, 23:57

Şeytan, bir gün Tanrı ile girmiş olduğu iddiadan sıkıldı ve emekliye ayrılıp güneyde bir sahil kasabasına yerleşmek yerine futbolun beşiği olan İngiltere’nin Manchester şehrinde yeni bir hayata başlamaya karar verdi. Yeryüzünde hem keyif alabileceği, hem de eski günlerdeki gibi tüm insanları baştan çıkarıp, onların kendisine tapınmasını sağlayabileceği tek şey vardı elinde; futbol… Kırmızı şeytan, sırtına geçirdiği 7 numara ateş kırmızısı formasıyla Eric Cantona’nın vücudunda yenilmez bir kral olarak tekrar vücut buldu…
1983 yılında Fransa’nın Auxerre şehrinde futbol serüvenine başlayan Eric Cantona, gösterdiği üstün başarı sonucu soluğu 1. Lig takımlarından Olympique Marseille’da aldı. Torpedo Moscow’la oynadığı bir maç sırasında teknik direktörü tarafından haksız şekilde oyundan alınması üzerine hiç kimsenin beklemediği bir hareket yaptı ve üzerindeki formayı yırtarak sahanın kenarına fırlattı. Şüphesiz agresif tavrı cezasız kalmadı. Kadro dışı bırakılmasının ardından kiralık olarak önce Bordeaux, daha sonra da Montpeiller’in yolunu tuttu.

“Hepiniz aptalsınız!”
Kiralık oynadığı sezon sona erdiğinde Marsilya’ya döndü, bu kez başı sakatlıklarla belaya girdi. Bu yüzden kulüpte fazla tutunamadı ve başka bir kulübe transfer olmak zorunda kaldı.
Sakatlığın ardından devreye bir de kötü şans faktörü girmişti. Cantona, Nimes forması altında çıktığı karşılaşmada hakemin kararına topu kendisine fırlatarak itiraz etme gafletinde bulundu. Fransa Futbol Federasyonu tarafından bir ay sahadan uzaklaştırma cezası verildi. Cantona’nın federasyona yanıtı yine agresifti: “Hepiniz aptalsınız!”
Federasyon, bir aylık sahadan uzaklaştırma cezasını iki aya çıkarınca Cantona, futbol defterini kapatmaya karar verdi. Çok geçmeden anlık sinirle verdiği karardan vazgeçerek Ada’nın yolunu tuttu. İngiltere’nin Leeds United takımında giymeye başladığı formayla dünya futbol sahnesindeki başrolüne kavuştu. 1991-1992’deki şampiyonlukta Cantona’nın performansı, lige damga vurdu. İngiltere artık Cantona’yı daha yakından tanıyordu.
Cantona, 1992-1993 sezonunda sürpriz bir kararla Leeds United’tan ayrıldı. 7 sırt numarasıyla hafızalara kazınacağı ve özdeşleşeceği Manchester United’a imza attı. 1993 ve 1994’te gelen şampiyonluklarla Manchester United’ın vazgeçilmezlerinden biri oldu.

Duygu yüklü uçan tekme
Takvimler 1995’i gösterdiğinde tüm hayatını değiştiren bir olay yaşadı. Crystal Palace maçında, formasını çeken Richard Shaw’a daha fazla dayanamayarak yaptığı hareketle oyundan ihraç edildi. Sahayı terk etmek için tünele ilerlerken kendisine ırkçı hakaretlerde bulunan Crystal Palacelı taraftar Matthew Simmons’a, 20 saniyelik bir yan rolde oynama şansı verdi.
Cantona, reklam panolarının üzerinden süzüldü ve yeryüzünün en estetik, duygu yüklü uçan tekmesini attı. Bu tekme, milyonlarca futbolseverin akıllarına kazındı.
Aldığı dokuz ay sahalardan uzaklaştırma cezası sonrasında çıktığı Liverpool derbisinde bir asist ve bir golle muhteşem bir dönüş yaptı.

Tutkusu bitti, futbolu bıraktı
31 yaşındayken, aktif futbol hayatına son verme kararı aldı. Tutkusunu kaybettiğini anladığında, futbolu bırakacağını söylemişti. Hayatına oyuncu olarak devam etti.
Futbol, Cantona için hiçbir zaman salt futboldan ibaret olmadı. Rimbaud’un şiirleri, Shakespeare’nin soneleri, Picasso’nun tabloları sanat tarihi ve insanlar için ne ifade ediyorsa Cantona’nın futbol kariyeri de insanlık tarihi için aynı şeyi ifade ediyordu. Ve Tanrı bir halı saha maçı yapacak olsaydı, forvet kesinlikle Cantona olurdu.

Yazının tamamı Boxer Dergisi’nin ağustos sayısında…

Bir önceki yazımız olan 'Cinayeti protezsiz işledim' başlıklı makalemizde cinayet, güney afrika ve oscar pitrorius hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz