Şaraplar kadınlardan soruluyor

Kadın şarap yapımcılarının, Fransızcasıyla “önolog”ların sayısı giderek çoğalıyor. Kayra’nın önologu Özge Kaymaz’ın Amerika’dan aldığı ödül bunun son örneği

Amerikan şarap dergisindeki tam sayfa reklamın yarısını, kocaman bir şaraphane fotoğrafı kaplıyordu. İri çizmelerini ayağına çekmiş tulumlu bir adam, boyu kadar hortumları şarap tanklarının arasında taşıyor, yüzünden de çektiği azap okunuyordu. Elleri üzüm karası, alnı boncuk boncuk terliydi. Reklamın altında da şu sözler göze çarpıyordu: “Winemaker is a not image maker...”
Kaliforniyalı üretici, “Şarapçılık öyle bazılarının sandığı gibi havalı, çıtkırıldım bir iş değil; kaba saba, emek yoğun bir meslektir. Biz de toprak adamıyız, bu işin hakkını veririz” demeye getiriyordu.
Gerçekten de şaraphanelerin havası biraz “maço”dur. Bağlarda özellikle hasat zamanı kadınlara çokça rastlanır da iş şaraphanelerin içine geldi mi hafif ekşi kokulu, bol sinekli, hasat zamanları hayli itiş-kakışlı bu imalathanelerde kadın
pek gözükmez. Kaba kuvvet gerektiren hortum bağlama, fıçı yuvarlama, tankların içini temizleme gibi işler gerçekten de pek kadınlara göre değildir.

Ödüllü şaraplara imza atıyorlar
Son yıllarda ise bu görüntüler değişmeye başladı. Birçok şaraphane, eskisinden daha mekanik, daha hijyenik, daha derli toplu yerler haline geldi. Bazı işlemler bilgisayarla, hatta cep telefonu talimatıyla yapılır oldu, kol gücüne
ihtiyaç azaldı. Bir yandan da ziraat mühendislerinin, bağ uzmanlarının arasındaki kadın sayısı arttı. Şarap tüketicisi de daha sofistike hale geldi; nüansları, küçük dokunuşları, minik lezzet farklarını daha önemser oldu. Bu da önoloji alanında kadınların önünü açtı…
Türkiye’de de artık şarap yapımevlerinde kadınlar öne çıkıyor. 90’lı yılların başında Doluca’nın pazarlamasını firmanın son kuşağından Sibel Kutman üstlendiğinde büyük ilgi ve sempatiyle karşılanmıştı. O zamanlar “Şarap ve kadın” denilince, akla sadece “Uğruna şarap açılan kadın” geliyordu. Kutman’ın sergilediği dans eğitimi almış, zarif şarap kadını motifi ise şaraba merak duyan genç kadınlar için bir rol modeli yarattı. Dünya şarapçılığında da pazarlamanın önem kazanması ve kadınların şarapla daha çok gözükmesi, bunu besledi. Böylece kadın önologlarımızın sayısı günden güne arttı.
Önolog kadınlarımızın duayeni, Doluca’nın üretim müdürü Aysun Pirdel. Pirdel, 90’lardaki Sarafin projesi başta olmak üzere Doluca’nın son yıllardaki bütün reformlarına büyük emek verdi. Firmanın iki yıl önce Çerkezköy’de hizmete soktuğu ultra-modern şarap tesisi de, Pirdel’in çocuğu gibiydi. Aysun Pirdel’in imzasını attığı bazı rekoltelerin Doluca Signium’ları iz bırakan şaraplar oldu. Diğer büyük şarap üreticimiz Kavaklıdere de tesislerinde kadınların önünü açtı, özellikle Aslı Odman’a büyük yetki verdi. Yurt dışında da tecrübelerini artırma fırsatı bulan Odman, usta Fransız önologların danışmanlıklarından da yararlanarak Kavaklıdere şaraplarının çıtasını yükseltti, özellikle son yıllarda büyük madalyalar alan 10 sene fıçılarda yıllanmış Tatlı-Sert beyaz, onun ellerinde yeniden hayat buldu.
Kadın önologlarımızdan son başarı haberi ise Kayra’dan geldi. Kayra’nın şarap yapımcılarından Özge Kaymaz, Vineyard&Winery Management tarafından yedincisi düzenlenen Women’s Wine Competition’da ürettiği Terra Beyaz Kalecik Karası 2012 ile altın madalyaya layık görülerek “Best of Class” ve “Best of Show Rose” ödüllerinin de sahibi oldu. Dünya şarap sektörünün önde gelen kadın temsilcilerinden oluşan jüri, Kaymaz’ın diğer 6 şarabına da çeşitli ödüller verdi. Bunlardan Terra Sauvignon Blanc 2012 gümüş, Kayra Imperial Cabernet Sauvignon-Merlot 2009, Kayra Vintage Shiraz 2011 ve Terra Kalecik Karası Kırmızı 2012’de bronz madalya kazandı.

Kadınlar hassas işlerde daha incelikli davranıyor
Bundan birkaç yıl önce Bordo’nun erkek egemen şarap dünyasında yıldızı yükselen İspanyol önolog Paz Espejo’ya, “Hem Fransız değilsiniz hem de kadınsınız… Kabul görmeniz zor olmadı mı?” diye sormuştum. Ürettiği şaraplara kattığı hafif baharatsı ve egzotik dokunuşlarıyla öne çıkan genç önolog, “Aksine, bazen avantaj da oldu” demiş ve “Kadınlar şarap gibi çok hassas ayarlar gerektiren bir işte, özellikle de harmanlamada çok daha incelikli davranabiliyor. Bugünün şarapseveri de içtiği şarapta farklar, zengin nüanslar, kendine özgü incelikler arıyor. Bir süredir kadın önologlar bu yüzden daha tercih ediliyor” diye eklemişti.
Türk şarap dünyası da bir yandan yüksek vergilerle, anlamsız yasak ve sınırlamalarla, şarabı “alkol” gibi gören kalın çizgili yaklaşımlarla mücadele ederken, bir yandan da kalite reformlarından, şarapları ince ince yontmaktan ve güzelleştirmekten vazgeçmiyor. Kadın önologların da önü
o yüzden daha da açılıyor. Öyleyse, onların şerefine…

MEHMET YALÇIN

Bir önceki yazımız olan CHP, Ak Parti ve “kalekol” başlıklı makalemizde aydın doğan, başbakan ve beşli çete kimdir hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *