Üniversite ve liselerdeki boş kontenjanlar

Eğitimin bin tane sorunu var ama sanki en önemlilerinden birisi de fen ve anadolu liseleri ile üniversiteye giriş sistemi!
Liselerin önünde bir milyon, üniversitelerin önünde de iki milyon öğrenci varken, nasıl oluyor da, bu kadar kontenjan açık kalıyor, anlamak mümkün değil…
Hadi, ÖSYM, YÖK ve MEB, bu konuda kafasını kuma gömmüş, gerçekleri göremiyor.
Peki daha üst makamlar nerede?
Daha da önemlisi, bu üniversitelere oluk oluk para akıtan Maliye ve vakıf kurucuları ne düşünüyor?
Görünen o ki, böyle gelmiş, böyle gider vurdumduymazlığı, pek çok alanda olduğu gibi bu konuda da, zaten kıt olan kaynaklarımızı, hovardaca tüketmeye devam ediyor…
Peki bu kontenjanlar boş mu kalacak?
Evet boş kalacak. Hatta kazanıp da kayıt yaptırmayanlarla birlikte sayı daha da artacak… Denetimsiz bir sistem olmaz ama maalesef eğitimin bir denetleyeni çok uzun yıllardır yok.
Olacağa da benzemiyor.
Bir kurum ya da kişi çıkar ve doldurun şu kontenjanları deyip, doldurulmalarına olanak sağlarsa, kendisine şapka çıkartır, övgülerin en büyüğünü yaparız. Çünkü, hem ülkeyi milyarlarca liralık kaynak israfından kurtarmış hem de on binlerce öğrenciyi hayallerini kurdukları üniversitelere kavuşturmuş olur!..

Siyaset açıyor YÖK seyrediyor
Başbakan Erdoğan önceki gün, OECD Ülkeleri Eğitim Bakanları Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, eğitimde gerçekleştirdikleri hizmetleri açıklarken şu bilgiyi de verdi:
“Bir başka gelişme de üniversite sayımızda gerçekleşti. 11 yıl önce 53’ü devlet 23’ü vakıf olmak üzere 76 adet olan üniversite sayısı, 104’ü devlet 71’i vakıf olmaz üzere 175’e çıktı..” Yani siyaset üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Türkiye’nin dört bir yanına üniversite götürdü.
Peki YÖK ne yaptı?
Öğrencilerin önüne set üzerine set çekerek, kontenjanların boş kalmasına seyirci kalıyor…
Tıpkı fen ve anadolu liselerinde olduğu gibi, üniversitelerdeki boş kontenjanların sorumlusu da, hiçbir sorumluluğu ve duyarlılığı olmayan bürokratlardan başkası değil!..

Sistem çöktü mü?
Birinci yerleştirmede boş kalan ve yeni açılan bölümler için ek yerleştirme ile üniversitelere 199 bin öğrenci alınacaktı. Ama dün açıklanan rakamlar, hemen herkes için tam bir şok oldu. Çünkü 199 bin kontenjanın 118 bini boş kaldı.
ÖSYM’nin açıkladığı verilere göre, lisans programlarının 64 bin 468 kontenjanına 19 bin 457 öğrenci yerleşti. 45 bin 11 kontenjan boş kaldı.
135 bin 290 kontenjana sahip ön lisans programlarına ise 61 bin 601 aday yerleşirken, 73 bin 689 kontenjan yine boş kaldı. Lisans ve ön lisans programlarında 199 bin 758 kontenjana 81 bin 58 aday yerleşirken, toplam 118 bin 700 kontenjana ise yerleştirme yapılamadı.
Boş kontenjanlar devlet üniversitelerinde 78 bin 426, vakıf üniversitelerinde 28 bin 817, KKTC üniversitelerinde 10 bin 738, diğer ülkelerdeki üniversitelerde ise 719 olarak belirlendi. Açık öğretim programlarına yerleşen aday sayısı ise, lisansta 9 bin 280, ön lisansta 38 bin 341 olmak üzere toplamda 47 bin 621 olarak gerçekleşti. Bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri ilgili üniversite tarafından 7-8-9 Ekim 2013 tarihleri arasında yapılacak.

Nasıl doldurulur?
YÖK ve ÖSYM çerçevesinden bakıldığında, üniversitelerde seçme ve yerleştirme maratonu sona erdi. Oysa, 9 Ekim’de sonra erecek kayıtlar sonrasında, kazanıp da kaydını yaptıramayanlarla birlikte açık kontenjan sayısı en az 130 bine yükselecek. Yani yeni bir düzenlemeye gidilmezse, iki milyon öğrencinin üniversiteye girmek için yarıştığı bu yıl, 130 bin kontenjan boş kalacak.
Peki puan barajı LYS için 180’den 175’e, YGS için de 140’tan 135’e çekilerek, bayramdan hemen sonra başlayacak ve iki gün içinde tamamlanacak yeni bir kayıt dönemi açılamaz mı?
Kesinlikle açılabilir ve kalite açısından da hiçbir şey fark etmez. Ama on binlerce öğrenci üniversite hayaline kavuşur.
Bu o kadar zor mu?
Eğer amaç, öğrencileri sokaktan kurtarmak ve heba olan milli serveti yani yetimin hakkını korumaksa hiç zor değil.
YÖK Genel Kurulu acilen toplanır, barajı aşağıya çeker, iki gün başvuru bir günde kayıt diyerek üç gün içerisinde bu işi bitirebilir. Yeter ki istensin..
Özetin özeti: Çoğu zaman, okyanusu geçip derede boğuluyoruz. Zoru başarıp her yere üniversite açıyoruz ama içini dolduramıyoruz!..

Bir önceki yazımız olan Boğaziçi en iyi 200 üniversite arasında başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *